dilediğini kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 38'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom bizimle gidebilmeyi dilediğini söylüyor.
Mary Tom'a daha çok benzememi dilediğini söyledi.
Tom Mary'ye daha çok benzememi dilediğini söyledi.
Tom onu yapmak zorunda olmamasını dilediğini söyledi.
Tom Mary'den özür dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını dilediğini söyledi.
Tom Mary'ye vurmamış olduğunu dilediğini söyledi.
Tom Mary'yi öpmemiş olmayı dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin yaptığı şey için özür dilediğini söyledi.
Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna etmeye çalışmamış olmayı dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin kazanmasını dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin bunu bir daha yapmamasını dilediğini söyledi.
Tom burada bizimle birlikte olmasını dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermemiş olmasını dilediğini söyledi.
Tom, Mary için bunu yapmanı dilediğini söyledi.
Mary Tom için bunu yapmanı dilediğini söyledi.
Tom zengin olmayı dilediğini söyledi.
Tom, bunu Mary kadar iyi yapabilmeyi dilediğini söyledi.
Tom, bunu yapabilmeyi dilediğini söyledi.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamanı dilediğini söyledi.
Tom, Mary'ye telefon numarasını vermemiş olmasını dilediğini söyledi.
Tom, bunu yapmayı unuttuğunu Mary'ye söylememiş olmayı dilediğini söyledi.
Tom ödevini yapmayı unutmamış olmasını dilediğini söyledi.
Tom, Mary'ye daha çok benzememi dilediğini söyledi.
Tom, kapının kilidini açık bırakmamış olmayı dilediğini söyledi.
Tom, bunu yapmamayı dilediğini söyledi.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına izin vermemiş olmayı dilediğini söyledi.
Tom, o kadar fazla yememeyi dilediğini söyledi.
Tom, Mary'ye hiç para vermemiş olmayı dilediğini söyledi.
Tom, Mary'ye hiç para vermemiş olmasını dilediğini söyledi.
Tom bunu yapabileceğini dilediğini söyledi.
Tom oraya gitmemiş olmasını dilediğini söyledi.
Mary, Tom için bir doğum günü hediyesi almayı unutmamış olmasını dilediğini söyledi.
Tom arabasını Mary'nin evinin önüne park etmemiş olmasını dilediğini söyledi.
Tom, onu yememiş olmasını dilediğini söyledi.
Ona verdiğimle dilediğini yapabilir.
Mary bunu kendisinin yapmadığını dilediğini söyledi.
O, ondan özür dilediğini söyledi.