Learn how to use zerre in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Ben fizikle zerre kadar ilgilenmiyorum.
Asker zerre kadar ölmekten korkmuyordu.
Onun hikayesinde bir zerre gerçek yok.
Onu zerre kadar tanıyor musun?
Onu bir zerre tanıyor musun?
Kimya ile zerre kadar ilgilenmiyorum.
Onun kim olduğunun benim için zerre önemi yok.
Bir açıklama daha olma ihtimalini göz önünde bulundurmak için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Tom'un benimle ilgili ne düşündüğüyle zerre kadar ilgilenmiyorum.
Rol yapma oyunlarıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.
Ailemin kim olduğunu bulmakla zerre kadar ilgilenmiyorum.
Senin için yapacağım zerre kadar bir şey varsa sadece bana bildir.
Neden bahsediyorsun zerre kadar fikrim yok.
Matematiği zerre kadar seviyorum.
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
Tom hava hakkında zerre kadar endişeli değil.
İnsanların hakkımda ne düşündüğü zerre umurumda değil.
Bunu zerre anlamadım.
Kendimi zerre kadar üzgün hissetmiyorum.
Zerre kadar şaşırmadım.
Tom tavsiyemi zerre umursamıyor.
Tom'a karşı içimde zerre sevgi yok.
Tom'u zerre suçlamıyorum.
Zerre pişman değilim.
Benim buradaki mesele ile zerre kadar alakam yok.
Paraya zerre kadar değer vermem.
Bu ne boktan acı bibermiş be! Zerre kadar yakmadı ağzımı.
Tom'u zerre tanımam.
Tom espriden zerre anlamaz.
Köpeklerden zerre korkmam.
Onu zerre kadar sevmiyorum.
Gelecek zerre kadar umurumda değil.
Oraya gitmeye zerre hevesim yok.
Bu konuda zerre bilgim yok.