Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "paralar"

Learn how to use paralar in a Turkish sentence. Over 31 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Biliyorsun, paralar ağaçta yetişmez.

Çocuk hırsızlarının ona yapmasını söyledikleri gibi Tom işaretlenmemiş, kullanılmış paralar halinde bir milyon dolar topladı.

Ken eski paralar toplar.

Ben nadir paralar toplarım.

Hobim madeni paralar toplamaktır.

Bu paralar az değerlidir.

Al paralar senin olsun.

Bastıkları paralar yüzünden enflasyon yükseldi.

Basılan paralar yüzünden enflasyon yükseldi.

Madeni paralar metalden yapılmıştır.

Bozuk paralar metalden yapılmıştır.

Dünyanın en yoksul ülkelerinde de büyük paralar kazanılır.

Tom bana bazı eski paralar verdi.

Onların bize büyük paralar ödemesinin nedeni bu.

Tom kutuya bazı demir paralar koydu.

Tüplü dalgıçlar suyun altında altın paralar, antik kalıntılar, soyu tükenmiş hayvanların kalıntıları dahil birçok ilginç şeyler buldu.

Beş yuan paralar pirinç, ve on yuan paralar bronz dışında yapılır.

Eski paralar gizemli mezar içinde bulundu.

Bozuk paralar metaldir.

Bozuk paralar madenidir.

Göğüs altın paralar içeriyordu.

Dünyadaki tüm paralar, sen öldüğünde faydasızdır.

Tom arka bahçesinde bazı altın paralar buldu.

Paralar güme gitti.

Yeni paralar yıl başında tedavüle çıkarılacak.

Bazı kripto paralar shitcoindir.

Bazı kripto paralar bir boka yaramaz, elde patlar.

Tom arka bahçesinde eski madenî paralar buldu.

Eski madeni paralar biriktiriyordu.

Paralar su gibi gitti.

Bende yeni basılmış beş liralık madenî paralar var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English