Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "macera"

Learn how to use macera in a Turkish sentence. Over 50 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

O macera sever.

Cookie macera hikayelerini sever.

O, bize çok heyecan verici bir macera hikayesi anlattı.

Bir macera öyküleri kitabı okudum.

Yolculuğumuzda bir sürü macera yaşadık.

Macera aramak için seyahate çıktı.

Macera başlar.

Bu bir macera.

Hikaye gizemli bir macera etrafında gelişiyor.

Bizi büyüleyen onun macera hikayesiydi.

Hayat macera doludur.

Savaş bir macera değildir. Savaş bir hastalıktır. Tifüs gibi.

Tom ve Mary bir macera istemişti.

Macera hikayelerini sever misin?

Macera istediğini söylemiştin.

Macera arıyorum.

Kendi macera hikayelerini seç.

Hayat ya cesur bir macera ya da hiçbir şeydir.

Bence o, Tatoeba adında başka bir kadınla macera yaşıyor.

Macera filmlerini sevmediğini düşündüm.

Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Bir macera için zorunlu olarak ödemek zorunda değilsiniz.

Bill'in macera ruhu yoktur.

Bir Japon erkek çocuğun rüştüne varır varmaz evini terk etmesi ve macera arayışı içinde kara yoluyla dolaşması gerekliliği eski zamanlarda gelenekti.

Tom'un macera için büyük bir iştahı vardır.

Macera ruhun nerede?

Bizim ilişkimiz bir macera gibidir.

Macera buna değer.

Başımdan ilginç bir macera geçti.

O, macera düşkünüdür.

Macera için büyük bir iştahı var.

Bunun bir macera olacağını biliyordum.

Riskli bir macera olduğunu kanıtlayabilir.

Tom'un macera duygusu yok.

Macera için hazırız.

Harika bir macera olacak.

Sami macera arıyordu.

Tom, macera aradığını söyledi.

Ne zamanki bir yerlerde bir çocuk akıllı bir telefonun önünde oturuyorsa, o zaman bir yerlerde ağacın bir dalında bir macera ölür.

Sami macera hissi taşıyan bir üniversite öğrencisiydi.

Ne macera ama!

Macera başlıyor.

Her sayfası ayrı bir macera.

Macera sever misin?

Bu gezi unutulmaz bir macera oldu.

Tom bir "Macera Tüneli" kitabı okudu.

Ne macera!

Tom macera arıyor.

Macera daha yeni başlıyor.

Yaptığın en macera dolu şey neydi?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English