Learn how to use elim in a Turkish sentence. Over 34 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Benim sağ elim uyuşmuş.
Biz elim sende gibi oyunlar oynardık.
Sol elim uyuşuk.
Elim ılık suda.
Sol elim uyuştu.
Uf, elim acıyor.
Benim sadece iki elim var.
Elim kaşınıyor.
Benim sağ elim Uygur ve sol elim Han'dır.
Sağ elim uyuştu.
Sadece iki elim var.
Elim çok dolu!
Elim güzeldi.
Şimdi biraz elim dar ve böyle pahalı bir yemeğe gücüm yetmez.
Elim yanmıştı.
Elim gerçekten acıtıyor.
Ben diğer çocuklarla elim sende oynamak istedim ama onlar bana izin vermediler.
Benim yalnızca iki elim var.
Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum.
Elim kesildi.
Elim kesilmek zorunda kaldı.
Elim şimdi iyi.
Sobaya elim çarptı.
Şükür kavuşturna, elim, ayağımsın, özgürlüğümsün ve yine benimlesin.
Elim ayağım boşaldı.
Elim kötüydü.
Elim kaşınıyor, bir yerden para gelecek galiba.
Elim kolum bağlı duramam.
Ali'nin davetine iki elim kanda olsa gelirim.
Elim aslında bitikti, ama okeye dönmek istedim.
Elim yağlı olduğu için şişenin kapağını açarken zorlandım.
İki elim ve iki bacağım var.
Elim kolum titriyor.
Bu konuda bir şey yapamam, elim kolum bağlı.