Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "edebiyat"

Learn how to use edebiyat in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar.

Edebiyat okumak için İtalya'ya gitti.

Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.

Edebiyat bize insanlığı öğretir.

Edebiyat bize insanlık hakkında öğretir.

Çağdaş edebiyat okuyor.

Kendini edebiyat çalışmasına adadı.

Edebiyat bir milletin geleceğidir.

Fransa'da 17.yüzyıl klasik edebiyat dönemidir.

Klasik edebiyat senin için ne kadar önemli?

Edebiyat okumayan insanlar, Fransızcada "le passé simple" çekiminin olmadığını düşünme eğilimindedir.

Edebiyat eğitimi almak için İtalya'ya gitti.

Edebiyat okumak zihnimizi besler.

Sen üniversitede edebiyat okumuştun, değil mi?

Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.

Ben dil ve edebiyat okudum.

Biz şiir ve edebiyat hakkında konuştuk.

Biz üniversitede edebiyat alanında ihtisas gördük.

Mary üniversitede edebiyat konusunda ihtisas yaptı.

1971 yılında Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.

Ben edebiyat üzerine ders vereceğim.

O, Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.

Edebiyat dersim benim çok ilgimi çekiyor.

Ben üniversitede edebiyat alanında ihtisas yaptım.

O, üniversitede edebiyat alanında ihtisas yaptı.

O, üniversitede edebiyat alanında uzmanlaştı.

Onlar üniversitede edebiyat alanında ihtisas yaptılar.

Modern edebiyat eğitimi alıyor.

Edebiyat bize kendimiz hakkında çok şey öğretebilir.

Edebiyat kasma Tom.

Edebiyat parçalamayı bırak Tom.

Edebiyat yapma Tom.

Felsefe ve edebiyat iyice ayağa düştü.

Üniversitede edebiyat okudu.

Edebiyat profesörü.

Mary Tom'dan Edebiyat Kulübü'ne katılmasını rica etti.

Tarihi roman popüler bir edebiyat türüdür.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English