Learn how to use devamlı in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Burada devamlı bir ağrı var.
Devamlı yakınıyorsun.
Devamlı, makaleler yazarım.
O devamlı yemek yiyor.
Benim gençliğimde, Tahran'da devamlı en az on santimetre kar yağardı.
Köpeğimiz okşanırsa devamlı kuyruğunu sallar.
İşleri yoğun olduğu için devamlı koşturmaca içinde.
Bir üniversite öğrencisi olarak ne zaman paraya ihtiyacım olsa, annem babam devamlı gelirdi.
Devamlı hayâlini kurduğun evi satın alabilseydin, ne olurdu?
Kulaklarındaki devamlı tiz çınlama Tom'u çılgına çeviriyor.
Dünya nüfusu devamlı artıyor.
Üç gün devamlı yağmur yağdı.
Tom devamlı acı çekiyor.
Barmen bana senin burada devamlı bir müşteri olduğunu söyledi.
Tom devamlı olarak pasta yiyor.
Bu spor salonunda devamlı müşteriyim.
Dikkatsizlik devamlı kazalara neden olur.
Tüketim toplumu ev atıklarındaki devamlı bir artışa katkı sağlıyor.
Bu çevredeki bir restoranda devamlı müşteriyim. Bugün orada öğle yemeği yiyelim.
Üç gündür devamlı yağmur yağıyor.
Tom bu aralar çiğ vegan beslenmeye başlamış. İnsanlara bunun ne kadar süper bir şey olduğu konusunda devamlı atıp tutuyor.
Sen benim devamlı arkadaşımsın.
Devamlı müşterimiz çok olmuyor.
Ali'nin devamlı işi yok.
Milli hassasiyetlerimizi tahriş, milli haklarımızı taciz, milli haysiyetimizi tahrip etmek için sürekli tertip ve tezgâh kurgulayan iç ve dış odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak amacıyla menfi ve menfur operasyonlarını devamlı güncellemektedir.
Cinsel ilişki sırasında devamlı korunuyor musunuz?
Fısıltı gazetesi sayesinde kendime devamlı müşteriler buldum.
Evde devamlı çalışan klima yüzünden sigorta attı.