Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "canına"

Learn how to use canına in a Turkish sentence. Over 27 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Vay canına, hava bugün sıcak.

Vay canına!

Vay canına! Bu harika!

Vay canına! Bu inanılmaz!

Vay canına! Bu fena değil!

Senin canına okuyacağım.

Canına susamış olmalısın.

Vay canına, ne kadar çok yer gezmişsin!

Dün, o kendi canına kıydı.

Vay canına, bu şaşırtıcı değil mi?

Kaçış girişiminde, haydut dört rehinenin canına kıydı.

Vay canına, bu ne sürpriz!

Vay canına, bu çok büyük.

Vay canına! Bu nedir, bensiz öğle yemeği yiyorsun!

Sami bu yüzden kendi canına kıydı.

Sami hapiste kendi canına kıydı.

Tüm bunlar Tom'un canına tak etti.

Vay canına! Ne kadar da güzel!

Tom niye kendi canına kıysın ki?

Sizin de kanınız dökülürse, hakkınızı kesinlikle arayacağım. Her hayvandan hesabını soracağım. Her insandan, kardeşinin canına kıyan herkesten hakkınızı arayacağım.

Kendi öz kardeşinin canına kıyarken bir saniye tereddüt etmedi.

Bu durum Ali'nin canına minnet.

Sosyal yaşam tarzı Tom'un canına kısa zamanda tak etti.

Bana yaptıklarından sonra canına okuyacağımı da biliyorsun, değil mi?

Kendi canına kıyabilirsin.

Her yıl kaç kişi canına kıyıyor acaba?

Kadın para kesesini vermezse haydutlar onun canına kıyacaklardı; ya parası ya da canı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English