Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bağ"

Learn how to use bağ in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Erkek kardeşler arasında güçlü bir bağ vardır.

Akad mitolojisinde bir Tanrıça olan İştar ile Paskalya (Ostern) arasında bağ vardır.

Onunla derin bir bağ hissediyorum.

En büyük nimet sağlık, en büyük zenginlik kanaat, en büyük bağ da vefadır.

Dizimde bir bağ yırttım ve ameliyat olmak zorundaydım.

Hangisi daha uzun? Bir tek bağ mı yoksa bir çift bağ mı?

Tiyatronun dizaynı, seyircilerin oyuncularla daha yakınlaşıp, özel bir bağ kurmalarını mümkün kıldı.

Dil ve kültür arasındaki kopmaz bir bağ vardır.

Büyükannem bağ-bahçe işlerinden anlar.

O, bağ dokusunu yırttı.

Ortaokul öğrencilerinin İngilizce öğrenirken karşılaştıkları en büyük engellerden biri de bağ zamirleridir.

Evlilik, bir bağ ve ahlaki bir zorunluluktur.

Kovalent bağ nedir?

İyonik bağ nedir?

İyonsal bağ nedir?

Ortak değerlikli bağ nedir?

Ortak bağ nedir?

Tom hayvanlarla telepatik bağ kurabildiğini iddia ediyor.

Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

Baba oğluna bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.

Sizce sanat ve pazarlama arasında nasıl bir bağ var?

Onunla aramızda başkalarının kolay kolay anlamayacağı özel bir bağ var.

Kimsenin ayağına bağ olmak istemem.

Bağ benim belletirim, göt benim elletirimci gökkuşağı tayfayla lilililici heval tayfa katıldığı protesto eylemlerini kendi ajandaları doğrultusunda amacından ve bağlamından çıkararak sulandırıp sabote ediyor.

Kalman, kirpi ile bağ kurmak istiyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English