Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ıssız"

Learn how to use ıssız in a Turkish sentence. Over 35 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.

Onlar ıssız bir adayı araştıracaklar.

Eğer ıssız bir adada karaya otursaydın, okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?

Sokak ıssız.

Golf sahası tamamen ıssız, bir tek kişi yok!

Ofis ıssız.

Tom'un cesedi ıssız bir yolda bulundu.

Tom olmadan burası çok ıssız olacak.

Onlar ıssız bir adaya düştüler.

Akşamleyin ıssız bir plajda tek başıma yürümeyi sevdim.

O ev ıssız görünüyor.

O uyandıktan sonra ıssız bir adada olduğunu fark etti.

ıssız bir sahilde mahsur kalmış harap bir gemi

O, ıssız ada keşfetmek istiyor.

Bu yeri hiç çok ıssız görmedim.

Tom, helikopterini ıssız bir adaya indirdi.

Tom'un ıssız bir taşra yolunda patlak bir lastiği var ve onu nasıl değiştireceği konusunda bir fikri yok.

Sami ve Leyla, Ferit'i ıssız bir çiftliğe götürdüler.

Sokaklar ıssız hale geliyor.

Hava kirliliğinden kurtulmanın tek yolu ıssız bir yerde yaşamaktır.

Bu ıssız yerde kaybolduk.

Tom üç yıl boyunca ıssız bir adada mahsur kaldığını söyledi.

Ali ıssız biri.

Ali ıssız yolda Godot'yu bekler gibi taksi bekledi.

Sokaklar ıssız.

Kim ıssız bir adaya düşse yanına seni almak ister?

Daniel ıssız bir adaya gitti.

Tom çok ıssız bir yerde yaşıyor.

Kalman o ıssız yere geldi.

Kalman o ıssız yere vardı.

Ada ıssız.

Bir zamanlar ıssız bir adadaydım ve internetim yoktu.

Mars ıssız bir gezegendir.

Mars soğuk ve ıssız bir gezegendir.

Mars soğuk ıssız bir gezegendir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English