Дізнайтеся, як використовувати yeryüzü у реченні турецька. Понад 13 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Yeryüzü deniz ve karadan oluşur.
Перекласти з турецька на англійська
Yeryüzü güzeldir.
Перекласти з турецька на англійська
Uzaydan, yeryüzü oldukça küçük görünüyor.
Перекласти з турецька на англійська
Yeryüzü yaklaşık altı adet ay büyüklüğündedir.
Перекласти з турецька на англійська
Yeryüzü ve Gökyüzü arasında daha bilmediğimiz çok şeyler var.
Перекласти з турецька на англійська
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve yeryüzü Halifesi sanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Bey'ler ve Sait Molla bulunuyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Tanrı, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar ve türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar ve tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Перекласти з турецька на англійська
Tanrı, "Yeryüzü türlü türlü canlı yaratıklar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler türetsin" diye buyurdu. Ve öyle oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.
Перекласти з турецька на англійська
Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı. Tanrı Nuh'a, "İnsanlığa son vereceğim" dedi, "Çünkü onların yüzünden yeryüzü zorbalık doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim."
Перекласти з турецька на англійська
Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı. Deniz de yoktu artık.
Перекласти з турецька на англійська