Дізнайтеся, як використовувати yapay у реченні турецька. Понад 70 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Bizim yapay adamız, henüz çok iyi ormanlık alan değil.
Перекласти з турецька на англійська
Bu inciler yapay değil, gerçek.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay uydu yörüngesine fırlatıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay dünya uydularının fırlatılmasına yaygın olarak uzayın bir keşfi gözüyle bakılmaktadır.
Перекласти з турецька на англійська
Ben yapay çiçekleri sevmiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom dudaklarını yapay olarak boyayan ve kulak memelerini delen kadınların bulunduğu bir kültürden geliyor.
Перекласти з турецька на англійська
O, yapay bir çiçektir.
Перекласти з турецька на англійська
Biz yapay karda kaydık.
Перекласти з турецька на англійська
Onların yapay çimin üzerinde uzandıklarını gördüm.
Перекласти з турецька на англійська
YZ, yapay zekâ anlamına gelir.
Перекласти з турецька на англійська
YZ yapay zekâ anlamına gelir.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay ışık elektrikle üretilir.
Перекласти з турецька на англійська
Eğer bir ana dil ile uzun bir zaman içinde yetişmiş bir ağacı karşılaştırırsak, Esperanto yapay olarak yapılmış bir ağaçla karşılaştırılabilir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom yapay bir dil üzerinde çalışıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Bu inciler hakikidir, yapay değil.
Перекласти з турецька на англійська
Hobilerimden birisi yapay çiçekler yapmaktır.
Перекласти з турецька на англійська
Anglofonlar her zaman yapay dillerdeki ünlü seslerden/aeiou/ şikâyet ettiler. Bu sesler diğer insanların telaffuz edemedikleri diğer birçok seslerden dolayı kullanılırlar.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay zeka, doğal aptallığı yenemez.
Перекласти з турецька на англійська
Bugün yapay uydularımız dünya çevresinde dönüyor.
Перекласти з турецька на англійська
İnsanoğlunun uzaya yolculuğu 1957'de Sovyetler Birliği'nin ilk yapay uydu Sputnik'i fırlattığında başladı.
Перекласти з турецька на англійська
Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay göl sıcak havada kurudu.
Перекласти з турецька на англійська
O yapay.
Перекласти з турецька на англійська
İlk uzay istasyonları yapay bir yer çekimi oluşturmak için yatay eksende dönüyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Fakat, Tom, Esperanto zorunlu olarak bilgisayarlar kadar yapay değil, değil mi?
Перекласти з турецька на англійська
Tom kendini tatmin etmek için genellikle yapay bir vajina kullanır.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay ışık elektrik vasıtasıyla üretilir.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay zeka hakkında ne kadar biliyorsun?
Перекласти з турецька на англійська
Flevoland'ın güney adası Flevopolder 970 km²'lik bir alanla dünyanın en büyük yapay adasıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Yumurtaları yapay olarak üretmek zorunda olacaksın.
Перекласти з турецька на англійська
Toki Pona sadece 123 sözcükten oluşan minimalist bir yapay dildir.
Перекласти з турецька на англійська
Toki Pona sadece yüz yirmi üç sözcükten oluşan minimalist bir yapay dildir.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay zeka insanlığı öldürmek için gelişecek mi?
Перекласти з турецька на англійська
Esperantodan daha iyi yapay diller vardır.
Перекласти з турецька на англійська
Yiyeceklerimize yapay maddeler katmamıza gerek kalmayacak.
Перекласти з турецька на англійська
Fiyatlar yapay olarak yükseldi.
Перекласти з турецька на англійська
Eisbach, Münih'teki küçük bir yapay nehirdir.
Перекласти з турецька на англійська
Bu işler yapay zekayla değiştirilecek mi?
Перекласти з турецька на англійська
Esperanto berbat bir yapay dildir.
Перекласти з турецька на англійська
Yapay dilimi görmek ister misin?
Yapay dilleri severim.
Yapay dillerden nefret ederim.
Bölgesel yapay dilleri severim.
Güveler neden yapay ışıklara çekiliyor?
Güveler neden yapay ışıklara çekilir?
Yapay dillerden nefret ediyorum.
Sami yapay sakal takmıştı.
Tom'un yapay diz eklemi var.
Bu yapay bir ayrımdır.
Dün bir yapay penis aldım.
Ben kazara kız kardeşimin yapay penislerini buldum.
Ona bir yapay penis aldım.
Mendelevyum, simgesi Md ve atom numarası 101 olan yapay bir elementtir.
Esperanto ve Kilingon gibi yapay dillerin dışında Al Bakiyye gibi yapay diller de vardır.
Al Bakiyye yapay dilinin "Hûrayca" adlı lehçesi kural, yapı ve sözcük gibi birçok açıdan özgürlük sunmaktadır.
Yapay zeka teknolojisinin gelişmesi ileride çok farklı bir dünya yaratacak.
Yapay zekâ ne harika bir buluş!
Millet yapay zekâyla uğraşıyor, biz geri zekâlılarla.
Haftada birkaç kez enfiye veya karabiber yardımıyla yapay hapşırık krizine girmek sinüsler için faydalı.
Platform ve Kalamar Oyunu gibi yapay tanrıcılık ve ölümcül rekabet temasını işleyen yapımlar insanların maskesiz hâllerini ve içgüdüsel doğalarını iyi yansıttığından olsa gerek, dünya genelinde büyük ilgi uyandırıyor.
Yapay dil topluluğu yeni bir yapay dil sözlüğü geliştirdi. Bu sözlük İngilizce, Türkçe ve Almancaya ek olarak Toki Pona, Esperanto, Klingon, Volapük, al Bakiyye, Urupi ve Vasic gibi çok sayıda yapay dilde karşılıkları içeriyor.
AI yapay zekâya karşılık gelir.
Yapay dilimde depresyon anlamına gelen 500 kelime var.
Yapay elmas sipariş ettim.
Forumun bu yılki teması "Dijital Yollar: Yapay Zeka Çağında Bilgi ve Medyanın Dayanıklılığının Güçlendirilmesi" olarak belirlendi.
Stanford Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi profesörü, yapay zeka nedeniyle 2 yıl önce yazılı sınavlara geçti. Öğrencilerinin ısrarı üzerine bu kararı aldığını söylüyor.
Esperanto yapay bir dildir.
Yapay zekâ okuduğu her şeyden öğrenir. Biz de ondan çok şey öğrenebiliriz.
Önce yapay zekayı öğretiyoruz. Sonra ondan öğreniyoruz.
Yapay zekanın söylediklerinin hepsini körü körüne kabul etmeyin. Bu insan ürünüdür ve yanlış da olabilir.