Дізнайтеся, як використовувати yapan у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Havaalanında hepsi iş için çığırtkanlık yapan yüzlerce taksi vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Hatayı yapan sendin.
Перекласти з турецька на англійська
Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Перекласти з турецька на англійська
Hata yapan sonuçlarına katlanır.
Перекласти з турецька на англійська
Bana seni öyle depresif yapan şeyi söyle.
Перекласти з турецька на англійська
O, tarihte bunu yapan ilk adamdı.
Перекласти з турецька на англійська
O, bu resmi yapan çocuktur.
Перекласти з турецька на англійська
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.
Перекласти з турецька на англійська
Tom dedikodu yapan insan türü değildir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom zamanında ödeme yapan tek kişidir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom çok makyaj yapan kadınları sevmez.
Перекласти з турецька на англійська
Tom çok konuşan ve az iş yapan biridir.
Перекласти з турецька на англійська
Onu yapan biz değiliz.
Перекласти з турецька на англійська
Yeni bir bloğa başladım. Başlangıçta çok sayıda blog yapan ve sonra blog yapmaktan vazgeçen insanlardan biri olmamak için elimden geleni yapacağım.
Перекласти з турецька на англійська
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.
Перекласти з турецька на англійська
Kaçakçılık yapan kişi polisler tarafından tutuklandı.
Перекласти з турецька на англійська
Bu resmi yapan benim.
Перекласти з турецька на англійська
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.
Перекласти з турецька на англійська
Hatayı yapan erkek kardeşimdi.
Перекласти з турецька на англійська
Bu resmi yapan sanatçıyı biliyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Grev yapan işçiler ücretlerinin kesilmesini protesto etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onlar Çince eğitimi yapan tek öğrenci.
Перекласти з турецька на англійська
Burada onu yapan biri var, değil mi?
Перекласти з турецька на англійська
Tom diğerlerine hile yapan insanları sevmez.
Перекласти з турецька на англійська
Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.
Перекласти з турецька на англійська
Ben sadece hatalar yapan bir çocuğum.
Перекласти з турецька на англійська
İngilizcesi "Ferris wheel" olan dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Adını onu yapan George Washington Gale Ferris Jr.'dan almıştır.
Перекласти з турецька на англійська
Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Перекласти з турецька на англійська
Dedikodu yapan biri değilim.
Перекласти з турецька на англійська
Yalnız iki karar verdiğinden dolayı yılda sadece bir hata yapan insan zamanla ilgili yüzde elli hatalıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Web sayfalarını tasarlamaya başladığımızda, ülkenin bu kısmında onu yapan tek insanlar bizdik.
Перекласти з турецька на англійська
Gürültü yapan çocuklara katlanamıyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Yıllarca önce mezun olmama rağmen, bana öğretmenlik yapan öğretmenlerimden tek birini asla unutmayacağım.
Перекласти з турецька на англійська
Yoksa hata yapan insanları sevmiyor musun?
Перекласти з турецька на англійська
Bağımlılık yapan maddelerden uzak durunuz!
Перекласти з турецька на англійська
Hata yapan insanlar yüzlerine karşı kibarca uyarılmalı.
Перекласти з турецька на англійська
Hataları yapan hep ben olurum, değil mi?
Перекласти з турецька на англійська
Tek hata yapan ben değilim demek ki.
Перекласти з турецька на англійська
Onu yapan benim.
Перекласти з турецька на англійська
Bunu yapan her kimse akıllıymış.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.
Bu sabah kahve yapan sen miydin?
Tom bir şey söyleyen fakat başka birini yapan insan türü değildir.
Onu bizim için yapan insanlarımız var.
Bu resmi yapan kişi benim.
Yanlış şey yapan kişi bendim, sen değil.
Sanırım Tom o resmi yapan kişi.
Kuralları yapan kişi ben değilim.
Bunu özel yapan ne?
Bunu çok farklı yapan ne?
Tom'u çok özel yapan ne?
Bizi özel yapan ne?
Seni çok özel yapan ne?
Seni çok emin yapan ne?
Seni özel yapan ne?
Onu bu kadar eşsiz yapan nedir?
O bunu çok zor yapan şey.
O bunu çok ilginç yapan şey.
O seni özel yapan şey.
Öğretmen hata yapan bir öğrenciye asla gülmemeli.
Şimdiye kadar oynadığım en bağımlılık yapan oyun.
Bu hatayı yapan ilk kişi değilsin.
Bunların hepsini yapan kişi Tom'dur.
Onu yapan kişi Tom'dur.
Her zaman sınıf arkadaşlarına gösteriş yapan türde bir çocuktu.
Bunu yapan kişi Tom.
Bu arada, biz garip şeyler yapan uzaylıları tanımlıyoruz.
Onu yapan kişi ben değildim.
Penis, zina yapan şeydir.
Kim Kardashian’dan herkesin haberi var, ama önemli bir buluş yapan bir bilim adamından, harika bir kitap yazan genç bir yazardan hiçbirimizin haberi yok.
Denetlemeyi yapan kimi müfettişler, konunun uzmanı değiller.
Tom yeni dairesinde, gürültü yapan komşularıyla epey sorun yaşıyor.
Bu sesi yapan ne?
Tom'un ameliyatını yapan cerrah çok deneyimli ve oldukça saygın.
Sürekli alışveriş yapan, tüm parasını harcayan insanlardan mısınız?
Bunu yapan kişinin ben olmadığımı nereden biliyorsun?
Eskiden bilimsel ve teknolojik danışmanlık yapan bir daire vardı.
Bunu yapan kişi ben değilim.
Hatalar yapmak bizi insan yapan şeydir.
Sözlü sınavında sana başarılar diliyorum! Sınavı yapan kişi Fransız mı?
Onlar iyi ödeme yapan bir iş bulabileceklerini umuyorlar.
Sadece ölü takliti yapan birini asla canlandıramazsın.
Bunu yapan ben değilim.
Tom bu tür hatalar yapan kişi türü değildir.
Onu yapan Tom'du.
Anlaşılan, onu yapan kişi Tom.
Onu yapan kişi gerçekten sen misin?
Sen hiç daha önce onu yapan birini gördün mü?
Bunu yapan kişiyi bulacağım.
Onun mutfağı emek tasarrufu yapan cihazlarla donatıldı.
Tom'un yapması gerekmeyen şeyleri yapan bir sürü insan olduğunu fark etmesi elinde değildi.
Bunu yapan kişi Tom muydu?
Tom bu evi yapan kişiydi.
Hata yapan birine herkes güler.
Bunu yapan kişi Tom değil.
Bunu yapan Tom'du.
Hiç kimse bunu yapan kişinin sen olduğunu düşünmüyor.
Bunu yapan kişinin Tom olduğuna dair aklımda hiçbir şüphe yok.
Onu yapan kişi olmalıyım.