Дізнайтеся, як використовувати sonradan у реченні турецька. Понад 38 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?
Перекласти з турецька на англійська
Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?
Перекласти з турецька на англійська
Ben sonradan bana R. Burton 'ın Tarihi Koleksiyonlarını satın almamı sağlaması için onları sattım.
Перекласти з турецька на англійська
Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi.
Перекласти з турецька на англійська
O sonradan görmedir.
Перекласти з турецька на англійська
Deneyim ve yetenek doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı kazanılır?
Перекласти з турецька на англійська
İnsan korkularını sonradan kazanır değil mi?
Перекласти з турецька на англійська
Bence benden daha fazla saklamayın sonradan öğrenince çok daha fazla kızıyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Genç bir adamken, sonradan ünlü olacağını bilmiyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Duvarı yeşile boyamak için kullanılmış fırçayı kullanmıştı ve sonradan onu temizlemedi.
Перекласти з турецька на англійська
Sonradan kötü hissettim.
Перекласти з турецька на англійська
Bana yalan söylememelisiniz sonradan çıkınca sinirleniyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Sonradan İbrahim Müteferrika adını alan aynı şahıs, yoksul bir ailenin çocuğuydu.
Перекласти з турецька на англійська
Seri katillerin çoğu, çocukluklarında şiddete maruz kalmışlardır, ama çocukluklarında şiddete maruz kalan çok az insan, sonradan seri katil olmuştur.
Перекласти з турецька на англійська
"-mış, -miş, -muş, -müş" ekleri sonradan duyup veya görüp öğrenildiğinde kullanılır.
Перекласти з турецька на англійська
O, öğle yemeğinden önce iyiydi ama sonradan kendini kötü hissetti.
Перекласти з турецька на англійська
İkramlar sonradan sunulacak.
Перекласти з турецька на англійська
Bazıları Tabula Rasa der, bazıları Innatism. Bence zekayla doğulur, sonradan edinilen akılla ona hükmedilir.
Перекласти з турецька на англійська
Önce bu biradan hoşlanmayabilirsin. Bu sonradan kazanılan bir tat.
Перекласти з турецька на англійська
Sonradan nasıl hissettiniz?
Перекласти з турецька на англійська
Fadıl'ın sonradan akla gelen düşünceleri vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom sonradan bundan pişman oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Cümleleri sonradan değiştirmek için kalemin üzerine tıklayabilirsiniz.
Перекласти з турецька на англійська
Türk'ün aklı sonradan gelir.
Перекласти з турецька на англійська
Topla şu sonradan çıkmalarını.
Перекласти з турецька на англійська
Sami sonradan Müslüman oldu.
Перекласти з турецька на англійська
O sınıfın öğretmeni sonradan Müslüman olmuş biri.
Перекласти з турецька на англійська
Ali oyuna sonradan dâhil oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Ali maça sonradan girdi.
Перекласти з турецька на англійська
Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgeler, İstanbul Rum Patrikliği'nde kurulan Mavri Mira Kurulu'nun illerde çeteler kurmak ve yönetmekle, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla uğraştığını doğruladı.
Перекласти з турецька на англійська
İşin aslı sonradan ortaya çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom teknolojiye sonradan adapte olan biri.
Перекласти з турецька на англійська
Pekinlilerin yavaş yürüdüğünü sonradan fark ettim.
Перекласти з турецька на англійська
Ali sonradan görme biri.
Перекласти з турецька на англійська
Bu sonradan kazanılan bir zevk.
Перекласти з турецька на англійська
Tom sonradan görme zengin.
Перекласти з турецька на англійська
Kıdemli çalışanlar şirkete sonradan girenlerden genelde daha önce terfi alır.
Перекласти з турецька на англійська
Daha sonradan Lahey'e iade edildi.