Дізнайтеся, як використовувати randevu у реченні турецька. Понад 97 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
İçeriye girmek ve bunu daha fazla görüşmek için bir randevu al lütfen.
Перекласти з турецька на англійська
Siz onu randevu ile ziyaret etmelisiniz.
Перекласти з турецька на англійська
Ben öbür gün için bir randevu istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, ertesi gün Mary ile buluşmak için randevu verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Dr Beyaz'la sadece randevu ile görüşebilirsiniz.
Перекласти з турецька на англійська
Ondan bir randevu istedim.
Перекласти з турецька на англійська
Saat dörde doktordan randevu aldım.
Перекласти з турецька на англійська
Yakında buluşmak için bir randevu verdik.
Перекласти з турецька на англійська
Ondan bir randevu al.
Перекласти з турецька на англійська
Danışmadan başka bir randevu alın.
Перекласти з турецька на англійська
"Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Resepsiyondan bir randevu daha al.
Перекласти з турецька на англійська
Dr. King'ten bir randevu almak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Mümkün olan kısa sürede bir randevu almaya çalışın.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un yoğun bir programı olduğunu anlıyorum fakat ondan bir randevu alabilsem gerçekten minnettar olurum.
Перекласти з турецька на англійська
Doktordan muayene için bir randevu almak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu al.
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir randevu.
Перекласти з турецька на англійська
Başka bir randevu aldım.
Перекласти з турецька на англійська
Benim randevu defterim nerede?
Перекласти з турецька на англійська
Tom bana bir randevu aldırdı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom randevu defterine baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Yarın için bir randevu planlamak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Doktor Jackson'la bir randevu planlamak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu planlamak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom randevu için zamanında geldi.
Перекласти з турецька на англійська
Önümüzdeki pazartesi günü için randevu alabilir miyim?
Перекласти з турецька на англійська
Dişçi bana saat yediye randevu verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu verdin mi?
Перекласти з турецька на англійська
Pazartesi 2.30'da doktorla görüşmek için bir randevu aldım.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu için geç kaldım.
Перекласти з турецька на англійська
Randevu vermek zorunda değilim.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu için dişçiyi aramalısın.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir randevu verdi.
Перекласти з турецька на англійська
O bir randevu mu?
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir randevu mu?
Перекласти з турецька на англійська
Üç yaşındaki oğlum için bir randevu almak istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Saat yedide onu görmek için bir randevu aldım.
Перекласти з турецька на англійська
Ben bir randevu istedim ama o bana zaman ayırmadı.
Перекласти з турецька на англійська
Doktora görünmek için saat dörde randevu aldım.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu almaya geldim.
Перекласти з турецька на англійська
Randevu hakkında emin değilim.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu olmadan baloya gidemem.
Перекласти з турецька на англійська
Randevu yeniden planlamak bir sorun olmayacak.
Перекласти з турецька на англійська
Geçen hafta bir sürü randevu beni meşgul etti.
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir randevu falan değil.
Перекласти з турецька на англійська
Bir randevu için geç kalmak can sıkıcı.
Перекласти з турецька на англійська
Nancy ile bir randevu almada nasıl başarılı olabilirim?
Перекласти з турецька на англійська
Ben bir randevu verdim.
Bu bir randevu sitesi değil.
Randevu gerekli değil.
Bir randevu alalım.
Bu bir randevu mu, yoksa ne?
O, doktoru görmek için randevu almak istiyor.
Ben kızım için bir randevu alıyorum.
Onlar için bir randevu alıyor.
Ben doktordan bir randevu almak istiyorum.
Randevu kiminledir?
Ben randevu için gelmedim ve ben de aramadım.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben bizim randevu ile ilgili her şeyi unutmuştum.
İşte, randevu kartınız.
Bu bir randevu değil. Biz sadece birlikte bir film izleyeceğiz.
Temizlik için bir randevu almak istiyorum.
"Hesabı bölelim." "Öyle düşünmüyorum. Bu randevu senin fikrindi."
Ses sınavı sadece randevu ile vardır.
Bu bir randevu değil.
Daha sık iki çiftli randevu yapmalıyız.
Bir randevu almam gerekiyor.
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.
Yeni bir randevu verilmedi.
Mary arkadaşı için bir kör randevu ayarlamaya çalıştı.
Tom'a bir randevu verdim.
Seni ziyaret etmek için randevu almak zorunda mıyım?
Randevu almama yardım sağlayabilir misin?
Bir randevu ayarlanmadı.
Bir randevu gereklidir.
Oğluma florür tedavileri için bir randevu almak istiyorum.
Benden randevu mu istiyorsun?
Seninle randevu saptamak için arıyorum.
Yarın için randevu almak istiyorum.
Leyla ve Sami romantik bir randevu geçirdi.
Randevu ne zaman?
Online randevu tehlikeli olabilir.
Mary bir randevu istediğinde Tom şaşırmıştı.
Bu, Tom'un randevu defteri.
Tom Mary'nin randevu defterini buldu.
Randevu defterim nerede?
Tom randevu defterini çekmeceye koydu.
Randevu almadan buraya gelemezsin.
Sami bir randevu arıyordu.
Randevu saat kaçta?
Ben bugün için randevu almak istiyorum.
Ön randevu gerekmiyor.
Yarına hastaneden randevu aldım.
Randevu yeri neresi?
Dişim ağrıyor. Dişçimden randevu almam lazım.
Dahiliye doktoru, kan tahlilinin yapılması için öğleden öncesine randevu almam gerektiğini söyleyerek beni gönderdi.