Дізнайтеся, як використовувати miktar у реченні турецька. Понад 83 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.
Перекласти з турецька на англійська
Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağım
Перекласти з турецька на англійська
Birisi bize bir miktar üzüm getirdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun bankada bir miktar parası var.
Перекласти з турецька на англійська
Ancak, miktar doğru değildi.
Перекласти з турецька на англійська
Şişe içinde kalan sadece bir miktar süt vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Ben dün bir miktar para çaldırdım.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bankadan bir miktar para çekti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir çekiç daha ve bir miktar çivi almak için nalbura gitti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir miktar borç para istiyor.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir miktar aspirin bulmayı umarak ecza dolabını açtı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir miktar soğan doğradı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir miktar elma aldı ve elma sosu yaptı.
Перекласти з турецька на англійська
Ken bir miktar yumurta satın almak için süpermarkete gitti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bankaya bir miktar para yatırdı.
Перекласти з турецька на англійська
İşte bir miktar su.
Перекласти з турецька на англійська
Toplam miktar nedir?
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar para iş görür.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar kağıt istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onların hepsini silip süpürdüler.
Перекласти з турецька на англійська
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onları hemen yediler.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar kitap çalındı.
Перекласти з турецька на англійська
Onun kendine ait bir miktar parası var.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar para kabul edilecektir.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Önemli olan miktar değil kalitedir.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar portakal almak için mağazaya gitti.
Перекласти з турецька на англійська
Ona bir miktar ödünç para vermen büyük nezaketti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.
Перекласти з турецька на англійська
Sana bir miktar alabilirim.
Перекласти з турецька на англійська
Bir miktar taze soğuk süt alabilir miyim?
Перекласти з турецька на англійська
Bana aldığı bazı şeyler için Tom'a bir miktar borcum vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'a bir miktar borcum var.
Перекласти з турецька на англійська
Söylediğini bir miktar kabul ediyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Meclis üyesi bir miktar tartışmalı önerge sundu.
Перекласти з турецька на англійська
O büyük bir miktar.
Перекласти з турецька на англійська
Üzerimde belirli bir miktar para var.
Перекласти з турецька на англійська
Ne var ki, miktar doğru değil.
Перекласти з турецька на англійська
Hem miktar hem de kalite birçok durumlarda önemlidirler.
Перекласти з турецька на англійська
O kesin bir miktar.
Перекласти з турецька на англійська
Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.
Перекласти з турецька на англійська
O bir miktar iş yaptı.
Перекласти з турецька на англійська
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.
Перекласти з турецька на англійська
Onun sadece küçük bir miktar parası vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.
Перекласти з турецька на англійська
Miktar değil, kalite.
O bir miktar un ve yağ satın aldı.
Gezim için bankadan bir miktar para çektim.
O miktar ekin, ekonomilerini desteklemek için yeterli değildir.
Ben resim için sadece önemsiz bir miktar ödedim.
Onun söylediklerinde bir miktar doğruluk var.
Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.
Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.
Bütçe kesintileri bölümde bir miktar sürtüşmeye neden olmalı.
Şirket bankanın yeni makineler almak için onlara bir miktar para ödünç vermesini istedi.
Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.
Tom'un bilgisayarı çöktü ve o bir miktar önemli belgeleri kaybetti.
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.
Bir miktar satın alması için anneme yalvardım.
Ona ciddi bir miktar para lazım oldu.
Sami ve Leyla'nın ilişki sorunları ofiste bir miktar gerginlik yaratmaya başladı.
Bana bir miktar kredi verdiler.
Buzdolabında bir miktar süt kaldı.
Tom'un bir miktar para alması gerekiyor
Sami, Leyla'dan bir miktar para ödünç aldı.
Anadoluspor transfer etmek istediği Ali için Yıldızspor'a Murat artı bir miktar para teklif etti.
Bana verdiğin miktar yeterli değildi.
Malı teslim almadan bir miktar kapora ödedik.
Yıldızları görebilmek için belli bir miktar karanlığa ihtiyaç vardır.
Bir porsiyonun ardından yarım porsiyon daha söylemek, miktar açısından doğrudan bir buçuk porsiyon söylemeye göre çoğu zaman daha avantajlı oluyor.
Fikir bir miktar direnişle de karşılaşmadı değil.
Bu miktar fazla olmasa da zamanında ödeniyor.
Bu miktar daha sonra iki yüz milyon avroya düştü.
Bu miktar son safhada bir milyon ton artacak.
Bundan sonra bu miktar yarıya iniyor.
Ancak bir miktar ilerleme de kaydedildi.
Ürün indirime girince bir miktar alıp stokladım.
Elimizde henüz satmadığımız bir miktar daha var.
"ENAG gibi bağımsız kuruluşlar yıllık enflasyonu %80'in üzerinde bulurken TÜİK %36 + Holosko + bir miktar para olarak hesaplamış." "Ver mehteri!"
Robert'ın zaferi ona bir miktar ün kazandırdı.
Cüz'i bir miktar para cezası yedim.