Дізнайтеся, як використовувати meydan у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Kaybedecek bir şeyi olmayan birine meydan okuma.
Перекласти з турецька на англійська
O, eller belde meydan okurcasına durdu.
Перекласти з турецька на англійська
Onu açıklamak için sana meydan okuyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Fransız hükümeti, ulusal bütçeyi vergi mükelleflerinin dengelemesi için meydan okuyan online bir oyunu piyasaya sürdü.
Перекласти з турецька на англійська
İki hamlede, Kasparov meydan okuyucu kontrol edecektir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom bir meydan okuma ile karşı karşıya.
Перекласти з турецька на англійська
Tom tenis oyununda Mary'ye meydan okudu.
Перекласти з турецька на англійська
Betty bir tenis oyununda bana meydan okudu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, bir satranç oyununda Mary'ye meydan okudu.
Перекласти з турецька на англійська
Ona bir oyunda meydan okudum.
Перекласти з турецька на англійська
Pazarın kurulduğu meydan şehrin tarihi merkezi konumunda.
Перекласти з турецька на англійська
Onlar kralın yasalarına meydan okudular.
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir meydan okuma mı?
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okumadan hoşlanırım.
Перекласти з турецька на англійська
Tom meydan okumayı kabul etti.
Перекласти з турецька на англійська
Bu meydan okumadır.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, Mary'ye meydan okudu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom sana meydan okuyacak.
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir meydan okuma olacak.
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okuma iki kişi arasında olur.
Перекласти з турецька на англійська
Bu bir meydan okuma olur.
Перекласти з турецька на англійська
Tom satranç oyununda Mary'ye meydan okuyacak kadar aptaldı.
Перекласти з турецька на англійська
Hodri meydan, beni durdurmayı dene!
Перекласти з турецька на англійська
Hodri meydan!
Перекласти з турецька на англійська
Gerçekten bir meydan okuma istiyorsan, rüzgar sörfünü denemelisin.
Перекласти з турецька на англійська
O bir meydan okumaydı.
Перекласти з турецька на англійська
Yeni bir meydan inşa ediyorlar.
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okumaktan hoşlanıyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Mariya, Annesinin yeni arkadaşı olan Tom'un, ona yapmak istediği hediyeyi, meydan okurcasına red etti. Daha sonra bundan pişman oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Meydan parlak ışıklarla aydınlatıldı.
Перекласти з турецька на англійська
O tam bir meydan okuma.
Перекласти з турецька на англійська
Devasa mezarlar, Mısır piramitleri zamana meydan okurlar .
Перекласти з турецька на англійська
Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okumayı severim.
Перекласти з турецька на англійська
Ben bir meydan okuma istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom her zaman meydan okumayı sever.
Перекласти з турецька на англійська
Tom iyi bir meydan okumaktan hoşlanır.
Перекласти з турецька на англійська
O bir meydan okuma.
Перекласти з турецька на англійська
Bu büyük bir meydan okuma.
Перекласти з турецька на англійська
Yaratıcı bir meydan okuma için hazır mısın?
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'ye başka bir satranç oyunu için meydan okudu.
Перекласти з турецька на англійська
Ben kendime meydan okumayı severim.
Перекласти з турецька на англійська
Belki ölüme meydan okumamalısın.
Перекласти з турецька на англійська
Ben meydan okuma için hazırım.
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okumaları severim.
Перекласти з турецька на англійська
Meydan okumayı kabul ediyorum!
Перекласти з турецька на англійська
O meydan okumayı kabul ediyorum.
Bu bir meydan okuma olmalı.
Neden Tom'a meydan okudun?
Bu yıl benim için yeni bir meydan okuma.
Neden onlara meydan okudun?
Neden ona meydan okudun?
Bu meydan okuma hakkında heyecanlıyım.
Bu ilginç bir meydan okuma olacak.
Bu en büyük meydan okumalardan biri.
Bu en acil meydan okumadır.
Bu bir meydan okuma olacak!
Kedi gidince meydan farelere kalır.
Kedilerin olmadığı yerde meydan farelere kalır.
Ben senin otoritene meydan okumak istemedim.
Bu gerçek bir meydan okuma.
Ben o tür bir meydan okumayı kabul etmeyeceğim.
Kolay olsaydı, bu bir meydan okuma olmazdı.
Bu bir meydan okuma.
Ben bu sorunu çözmen için sana meydan okuyorum.
Test pilotları sürekli ölüme meydan okuyor.
Senin meydan okumanı memnuniyetle kabul ediyorum.
Meydan okuyan boksör, şampiyonu yendi.
Biz meydan okuma için sabırsızlanıyoruz.
Zamanımızın en acil meydan okumalarından biri de iklim değişikliği.
Meydan okuma için hazır hissediyorum.
Meydan okumanızı kabul ediyoruz.
Tom neden Mary'ye meydan okuyor?
Açıkçası, bu iyi bir meydan okumadır.
Meydan okumalar Fadıl'ın gündelik hayatının bir parçasıdır.
Meydan okumak için hazırım.
Meydan okuma şu anda açıktır.
Bu doğrudan bir meydan okumadır.
Tom bana meydan okumaya devam etti.
O benim ilk meydan okumamdı.
Bu Tom'un en büyük meydan okumasıdır.
Meydan okuma konusunda heyecanlıyım.
Meydan okumaya hazır olduğunu düşünüyor musun?
Meydan okumayla heyecanlıydım.
Meydan okumanız benim ilgimi çekiyor.
Meydan okumaktan zevk aldım.
Tom meydan okuma hakkında heyecanlıydı.
Sami'nin çocukları ona meydan okuyacaktı.
Tom bana hodri meydan dedi.
Meydan okumayı gerçekten seviyorum.
Tom bir meydan okumanın tadını çıkarıyor.
Tom zor bir meydan okumayla yüzleşmeye hazır olduğunu söyledi.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
Sami meydan okumaya hazır.
Tehlikeye meydan okudu.
Hodri meydan Tom.
Kosor henüz bu meydan okumaya yanıt vermiş değil.
Bu bizim için bir meydan okumaydı.
Meydan okumayı kabul ettin. Şimdi sonuçlarıyla yüzleş.