Дізнайтеся, як використовувати mahkeme у реченні турецька. Понад 81 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Mahkeme onu suçlu buldu.
Перекласти з турецька на англійська
Adalet mahkeme salonunda bulunur.
Перекласти з турецька на англійська
Eski karısı, adamın kendisine 200 metreden fazla yaklaşmasını yasaklayan bir mahkeme emri çıkarttı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme müteakiben on gün sürdü.
Перекласти з турецька на англійська
Sanık hırsız şimdi mahkeme huzurunda.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme kararını temyiz ettiler.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme ona para cezasını ödemesini emretti.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme peş peşe on gün sürdü.
Перекласти з турецька на англійська
Tom polis memurları tarafından çevrilmiş mahkeme salonuna yürüdü.
Перекласти з турецька на англійська
Tom muhabirler tarafından çevrilmiş mahkeme salonundan çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ve avukatı sadece birkaç dakika önce birlikte mahkeme salonunu terk ettiler.
Перекласти з турецька на англійська
İki adam askeri mahkeme tarafından yargılandı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme sürecini görmemiz lazım.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme sizi her açıdan suçlu buluyor.
Перекласти з турецька на англійська
Malcom birçok mahkeme kararında onun adını görmekten usandığı için Tom'u öldürdü.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme, 1 Mart günü öğleden sonra saat 3'e kadar ertelendi.
Перекласти з турецька на англійська
Sen hiç mahkeme davasında tanık oldun mu?
Перекласти з турецька на англійська
Sen bir mahkeme davasında tanık olarak yer aldın mı hiç?
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme ertelendi.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme nasıldı?
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme kararı evde.
Перекласти з турецька на англійська
Yüksek mahkeme yargıçları kanunları yorumlarlar.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme onu suçlu buldu ve onun vurulmasını emretti.
Перекласти з турецька на англійська
Muhabirler Tom mahkeme salonunu terk eder etmez sorular sormaya başladı.
Перекласти з турецька на англійська
Yarın Tom için mahkeme kararı açıklanacak.
Перекласти з турецька на англійська
Polis Mary'nin mahkeme salonuna girmesine izin vermeyi reddetti.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme stenografı bir hata yaptı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme oturumu üç saat sürdü.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme onu cinayet suçlamasından beraat ettirmiştir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un davranışı nedeniyle mahkeme Mary'nin hesabının doğru olduğuna inanıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.
Перекласти з турецька на англійська
Jüri üyeleri mahkeme salonuna geldi.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme celbi çıkarıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme adamı öldürücü iğneyle ölüme mahkûm etti.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme salonu tıka basa doluydu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom evinden mahkeme kararıyla çıkartıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom mahkeme salonuna yürüdü.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme, Müslüman öğrencilerin yüzme derslerinden muaf olamayacağına karar verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Hakim mahkeme kararını okumaya başladı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme onu para çalmaktan suçlu buldu.
Перекласти з турецька на англійська
Bu haksız bir mahkeme kararıydı.
Перекласти з турецька на англійська
Mahkeme onu ölüme mahkum etti.
Перекласти з турецька на англійська
Fadıl bir mahkeme celbi aldı.
Перекласти з турецька на англійська
Fadıl bir mahkeme çağrısı aldı.
Перекласти з турецька на англійська
Ben mahkeme huzuruna çıkmadım.
Перекласти з турецька на англійська
Fadıl mahkeme tarihini bekliyordu.
Mahkeme sanığı masum ilan etti.
Mahkeme, temyizi reddetti.
Mahkeme kararı hatasızdı.
Tom mahkeme tarafından temize çıkarıldı.
Mahkeme kararı temyiz ediliyor.
Leyla ifade vermek için mahkeme salonuna girdi.
Leyla tanıklık etmek için mahkeme salonuna girdi.
Sami, kelepçelerle mahkeme salonundan çıkarıldı.
Sami mahkeme salonunun dışında bekliyordu.
Sami mahkeme salonuna geri getirildi.
Sami, Leyla ile olan anlaşmazlığının mahkeme salonunda çözüleceğini düşünüyordu.
Sami'nin destekçileri mahkeme binasının dışında toplandı.
Tom mahkeme salonundan kaçmaya çalıştı.
Mahkeme kadıya mülk değil.
Ali'nin suratı mahkeme duvarı gibiydi.
Üst mahkeme kararı iptal etti.
Bugün niye suratı mahkeme duvarı gibi?
Şehrin belediye başkanı mahkeme kararını onayladı.
Ali'nin suratı çektirdiği vesikalık fotoğrafta mahkeme duvarı gibi çıkmış.
Ancak bu mahkeme sadece danışmanlık rolüne sahip.
Mahkeme böyle bir talebin gelmediğini söyledi.
Mahkeme duruşmayı 19 Aralık'a erteledi.
Mahkeme kararlarını bozamayız.
Bosnalı Sırplar mahkeme konusunda referanduma mı gidiyorlar?
Ertesi gün de mahkeme suçlamaları geri çekti.
Tasarı yüksek mahkeme tarafından da reddedildi.
Mahkeme diğer üç sanığın beraatine karar verdi.
Ancak mahkeme başkanı bu fikri hoş karşılamadı.
Mahkeme ise bu iddiaları reddetti.
Mahkeme sonucu emsal karar niteliğinde.
Bu fotoğrafta suratın mahkeme duvarı gibi çıkmış.
Mahkeme onu altı aylık koşullu salıverme kararı ile serbest bıraktı.
Mahkeme onun adına altı aylık şartlı tahliye kararına hükmetti.
Mahkeme kararlarının işlendiği deftere sicil denirdi.
Avukat mahkeme kararını temyiz etme kararı aldı.