Дізнайтеся, як використовувати inkar у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Adam arabayı çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom parayı çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom şu ana kadar Boston'da bulunduğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Sigaranın zararlı etkileri inkar edilemez.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşin yandığı gerçeğini kimse inkar edemez.
Перекласти з турецька на англійська
Sebepsiz bir şey olmayacağı gerçeğini kimse inkar edemez.
Перекласти з турецька на англійська
Mary parayı çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.
Перекласти з турецька на англійська
Tom her zaman Mary ile buluştuğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary ile her zaman buluştuğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Hiç kimse gerçeği inkar edemez.
Перекласти з турецька на англійська
O, onunla buluştuğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Bu inkar edemeyeceğin bir gerçektir.
Перекласти з турецька на англійська
O, orada olduğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onun dürüst olduğunu inkar edemeyiz.
Перекласти з турецька на англійська
O, hırsız olduğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
O gerçek inkar edilemez.
Перекласти з турецька на англійська
Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onların birbirleriyle konuştuklarını görsek bile o onunla buluştuğunu inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onu yaptığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
O, öyle söylediğini inkar ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
Parayı çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Geçen hafta onunla tanıştığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Böyle bir şey söylediğini inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Çocuk bisikleti çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Adam parayı aldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onun zeki olduğu inkar edilemez.
Перекласти з турецька на англійська
Bir şey çaldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onun dürüst olduğu gerçeğini inkar edemeyiz.
Перекласти з турецька на англійська
Suça katıldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Rüşvet kabul ettiğini inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Komploya katıldığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı fakat o inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
O, olaya karıştığını inkar etti.
Перекласти з турецька на англійська
Jessie'nin dürüst olduğu gerçeğini inkar edemeyiz.
Перекласти з турецька на англійська
Onu inkar etmeyin.
Перекласти з турецька на англійська
Bunu inkar edemem.
Перекласти з турецька на англійська
Onu inkar edemem.
Перекласти з турецька на англійська
Onu inkar edemezsin.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un söylediğinin doğru olduğunu inkar edemezsin.
Перекласти з турецька на англійська
Bunu inkar etmeye çalışma.
Перекласти з турецька на англійська
Onu inkar etmeyeceğim.
Перекласти з турецька на англійська
Onu inkar etmiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Yıllarca hep bir şeyler için çabaladım, bunu inkar eden yalancıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Her şeyi inkar ediyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.
Перекласти з турецька на англійська
Boşuna inkar etme.
Boşuna inkar etmeyin.
Bunu hemen inkar etti.
Bunu yaptığını inkar ediyor.
Onun olduğunu inkar etmiyorum ama bir örnek delil sayılmaz.
Tom hırsız olduğunu inkar etti.
Tom camı kırdığını inkar ediyor.
Onu öptüğünü gördüm. Bunu inkar etme!
Ben bunu ne onaylayabilirim ne de inkar edebilirim.
Onu inkar etmeye çalışmanın faydası yok.
Tom her şeyi inkar etti.
Teorinizi inkar etmek gibi bir niyetim yok.
Bir hata yaptığımı inkar etmiyorum.
Neden onu inkar ediyorsun?
Kız arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.
Erkek arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.
Onu inkar edemedim.
Bunu inkar etmeyeceğim.
Çalışan ailelerin çocukları için kaliteli bir eğitimi inkar etmek çalışan aileler için sağlık hizmetlerini ya da çocuk bakımını inkar etmek kadar yanlıştır.
Bunu ne onaylayabilirim nede inkar edebilirim.
Marcus'un ne itiraf ettiği ne de inkar ettiği duyuldu.
Tom orada olduğunu inkar etti.
Hiç kimse onu inkar etmiyor.
Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.
Tom hırsızlıkla ilgisi olduğunu inkar etti.
Bunu inkar etmeye bile çalışma .
Senatör bir görüşme için tekrarlanan talepleri inkar etti.
O, onu yaptığını inkar ediyor.
O inkar edilemez.
O böyle bir şey söylediğini inkar etti.
Mary bunu inkar etti.
Tom bir şey inkar etmedi.
Tom suçlamaları inkar etti.
Bunu inkar mı ediyorlar?
Mary bunu inkar mı ediyor?
Bunu inkar mı ediyor?
Tom bunu inkar mı ediyor?
Tom, Mary'nin onu yapmakla itham ettiğini inkar edemez
Bunu inkar mı ediyorsun?
Kimse onu inkar edemez.
Tom'un sevimli olduğunu inkar edemezsin.
Tom onu inkar edemez.
Gerçek inkar edilemez.
Tom söylentiyi inkar etti.
Ben onun doğru olduğunu inkar etmiyorum.
Tom Mary'nin suçlamasını inkar etmeye çalışmadı.
Onların buraya geldiği gerçeği inkar edilemez.
İtaatsiz öğrenci öğretmenini inkar etmeye cesaret edemedi.
Açığı inkar etme.
O, gerçekleri inkar etti.
Tom bunu inkar etmedi.