Дізнайтеся, як використовувати işten у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
General Motors 76.000 çalışanını işten çıkardı.
Перекласти з турецька на англійська
İş işten geçince akıllanmak kolaydır.
Перекласти з турецька на англійська
Babam işten çıkarıldı.
Перекласти з турецька на англійська
O, işten atılacak.
Перекласти з турецька на англійська
O işten hiç para kazandın mı?
Перекласти з турецька на англійська
O, işten önce kahve içer.
Перекласти з турецька на англійська
O, işten tiksindi.
Перекласти з турецька на англійська
Yarım kalmış işten nefret ederim.
Перекласти з турецька на англійська
Bitirilmemiş işten nefret ederim.
Перекласти з турецька на англійська
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?
Перекласти з турецька на англійська
Her gün yaklaşık yedide işten eve gelirim.
Перекласти з турецька на англійська
Firma beş kişiyi işten çıkardı.
Перекласти з турецька на англійська
Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Farz et ki işten atıldın, ilk olarak ne yaparsın?
Перекласти з турецька на англійська
Eğer patronun seni kovarsa, bu işten atıldığın anlamına gelir.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, o işten döndüğünde her zaman oğluna sarılır.
Перекласти з турецька на англійська
Tom işten kovuldu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom yaptığı işten mahcup oldu.
Перекласти з турецька на англійська
O işten, ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.
Перекласти з турецька на англійська
Dün işten atılan diğer üç işçiyi tazmin etmek zorunda kaldım.
Перекласти з турецька на англійська
Ben işten çok yoruldum.
Перекласти з турецька на англійська
Ben işten bıktım.
Перекласти з турецька на англійська
Tom işten erken ayrıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Hepimiz işten çıkarıldık.
Перекласти з турецька на англійська
Tom az önce işten eve döndü.
Перекласти з турецька на англійська
Tom az önce işten döndü.
Перекласти з турецька на англійська
Tom 5:00'te işten ayrılır.
Перекласти з турецька на англійська
Tom işten erken ayrılmaya karar verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'yi işten eve giderken onun biraz ekmek almasını isteyip istemediğini sormak için aradı.
Перекласти з турецька на англійська
Eğer çok yorgun olmazsam, işten sonra sana yardım ederim.
Перекласти з турецька на англійська
Senin yardımın bizi bir sürü işten kurtaracak.
Перекласти з турецька на англійська
Dostluğun işten daha önemli olduğunu söylemeye gerek yok.
Перекласти з турецька на англійська
Bay Brown yöneticinin yokluğunda işten sorumludur.
Перекласти з турецька на англійська
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.
Перекласти з турецька на англійська
Tom onu henüz bilmiyor fakat işten çıkartılacak.
Перекласти з турецька на англійська
Onlar zor işten korkmuyorlar.
Перекласти з турецька на англійська
Zor işten dolayı çok yorgunum.
Перекласти з турецька на англійська
O işten vazgeçtiğine inanamıyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Acil bir işten dolayı randevumu iptal ettim.
Перекласти з турецька на англійська
Sıkı işten yorulduğu için, o her zamankinden daha erken yatmaya gitti.
Перекласти з турецька на англійська
O, işten çıkarıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Ben işten sonra doğru eve giderim.
Перекласти з турецька на англійська
Ben beşe kadar işten ayrılamam.
Перекласти з турецька на англійська
Babam işten dolayı burada değil.
Перекласти з турецька на англійська
Benim durumumu işten kovulmak değil de istifa olarak düşünsek daha doğru olur.
Перекласти з турецька на англійська
Bugün işten erken çıkacağım.
Перекласти з турецька на англійська
Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.
Перекласти з турецька на англійська
Böylesine zor bir işten sonra yorgun olmalı.
Yaşlı olduğundan dolayı işten çıkarıldı.
Senin yanın sıra o da bu işten bıktı.
Bugün işten sonra beyzbol oynuyoruz.
İş işten geçti.
Bugün işten uzak dursan iyi olur.
Yarın sabah işten izin alacağım.
Patronum işten erken ayrılmama izin vermedi.
Yaptığı işten memnundu.
Tom işten sonra evine uğramamı rica etti.
Tom işten eve giderken bir düzine yumurta almamı rica etti.
Tom işten çıkarıldı.
Seni işten kovuyorum.
eğer iş arkadaşların çalışmazlarsa,onların yerine ya sen çalışacaksın,ya da yarın sabah seni işten atacağım.
"Kız kardeşin işten ne zaman dönecek?" "Bilmiyorum fakat sanırım benden birkaç dakika önce eve gelecek."
İş yokluğu yüzünden, personelin yarısı işten çıkartıldı.
Bazen işten eve yürürüm ve bazen bisiklet sürerim, çünkü çalıştığım yer oturduğum yere yakın.
Bu işten nefret ediyorum.
Burada yaptığım işten gurur duyuyorum.
İstediğim kişiyi işten atmakta haklı olduğumu düşündüm.
Tom'u işten atmalıyım.
General Motors 76.000 işçisini işten çıkarttı.
Çalıştığım yerde ve işten sonra kimseyle konuşmak istemiyorum.
Tom'u işten atmak zorundaydım.
Bu işten bir çıkarın mı vardı?
Tom'u işten atmak için otoritem yok.
Sana Tom'u işten kovmanı söylemedim.
Tom'un işten atılmasıyla ilgili yapacak bir şeyim yoktu.
Tom'u işten kovamam.
Seni işten kovdurabilirim.
Tom işten atılıyor.
Mary yaptığı işten memnun değil mi?
Tom, Mary'yi işten kovmayacak.
Tom dün işten eve her zamankinden daha geç geldi.
Tom işten atılacak.
Tembel çalışanların hepsi işten atılmalı.
Pardon ama işten kaçan kim?
Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.
Tom'u işten çıkardım.
Patron Tom'u işten kovmayı düşündü fakat bunun aleyhinde karar verdi.
Pazartesi günü işten sonra yemeğe gelmek ister misin?
Tom muhtemelen işten kovulmalı.
Yarın işten çıkabilir misin?
Tom beşte işten ayrılır.
Tom işten sonra Mary'yi eve götürmeyi önerdi.
Tom işten sonra doğruca eve gitti.
Tom işten sonra beni almaya geldi.
Tom her gün işten sonra koşuya gider.
Bu aptalca işten bıktım.
Beni işten çıkaramazsın.
Tom bugün işten erken ayrıldı.
Mary'yi işten çıkarmanı istiyorum.