Дізнайтеся, як використовувати devam у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Çok gürültü yapmadığımız sürece oynamaya devam edebiliriz.
Перекласти з турецька на англійська
Mantıksız sohbet devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Şarkı söylemeye devam ettim.
Перекласти з турецька на англійська
Devam edecek.
Перекласти з турецька на англійська
Hiçbir bilgisayar yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
Перекласти з турецька на англійська
Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
Перекласти з турецька на англійська
O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?
Перекласти з турецька на англійська
Babam üniversiteye devam etmeme izin vermezdi.
Перекласти з турецька на англійська
Çeneni kapa ve işine devam et.
Перекласти з турецька на англійська
Matematik, yarın kalkarsan ve evrenin gittiğini keşfedersen yapmaya devam edebileceğin, bilimin bir parçasıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Fiyatlar yükselmeye devam ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
Yarım saat koşmaya devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Onların konuşmaları devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Izdırabı devam ettir.
Перекласти з турецька на англійська
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.
Перекласти з турецька на англійська
Kırsaldan şehir bölgelerine yapılan bu taşınma iki yüzyıldan daha fazla bir süredir devam etmektedir.
Перекласти з турецька на англійська
Lütfen beklemeye devam et.
Перекласти з турецька на англійська
Fiyatlar tırmanmaya devam ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
Uluslararası satışlarımız büyümeye, Toyo Computer adını dünya çapında iş dünyasına getirmeye devam ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
Yemek tarifine devam etmeden önce malzemeleri kaynatın.
Перекласти з турецька на англійська
Düşman bütün gün saldırısına devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Ben kitabı okumaya devam ettim.
Перекласти з турецька на англійська
Avrupalı emperyalist güçlere karşı yapılan Türk İstiklal Savaşı 1919'dan 1923'e kadar devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Kesilmiş uzuvları olan insanlar onları hâlâ orada gibi hissetmeye devam ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
O, onu teselli etmeye çalıştı, ama o ağlamaya devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
" Evet bu," o devam etti, "faturaların tutulduğu yerdir."
Перекласти з турецька на англійська
O,her zaman çalışmaya devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
O her zaman sigara içmeye devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.
Перекласти з турецька на англійська
Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Ken o şarkıyı söylemeye devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Johnny 46 yıl boyunca elma tohumlarını ekmeye devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Ben eğitime devam etmek için karar verdim.
Перекласти з турецька на англійська
Tatil çok sıkıcı olmaya devam ediyor.
Перекласти з турецька на англійська
Ağlamaya devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Bu iyi hava devam ederse, iyi bir ürün alacağız.
Перекласти з турецька на англійська
Birçok gökbilimci evrenin sonsuza dek büyümeye devam edeceğini varsayıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Dinlendikten sonra çalışmana devam etmelisin.
Перекласти з турецька на англійська
O, bütün gece diskoda dans etmeye devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Birbirimizle temasta kalmaya devam edelim.
Перекласти з турецька на англійська
Ders başladıktan sonra bile arkadaşıyla konuşmaya devam etti.
Перекласти з турецька на англійська
Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.
İstasyona kadar koşmaya devam ettik.
Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.
Parmaklarınızla yemek yemek sadece yüzyıllar boyu devam etmekle kalmadı, aynı zamanda bazı alimler onun tekrar popüler olabileceğine inanıyorlar.
Nerede liseye devam ediyorsun?
Biz para olmadığı için yolculuğumuza devam edemedik.
Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.
Uzağa gitsen bile, telefon üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam edelim.
Ziyafete tüm hızıyla devam edildi.
Lütfen çalışmanıza devam ediniz.
Devam edin ve istediğiniz bir şey ile başlayın.
Mücadele devam ediyor!
O aynı hatayı yapmaya devam ediyor.
Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.
Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.
Tom Boston'da çalışmaya devam edip etmeyeceği konusunda karar vermeliydi.
Tom üç yıl daha Fransızca çalışmaya devam etti.
91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.
O sanki hiçbir şey olmamış gibi kitabı okumaya devam etti.
O, saatlerce beklemeye devam etti.
Tom ve Mary arasında devam eden bir şey var.
Savaş devam etti.
Soğuk Savaş devam etti.
Savaş çok uzun süre devam edemedi.
Sonuna kadar mücadeleye devam edilecekti.
Oylama devam etti.
Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.
Onlar güneyi zorlamaya devam etti.
Tom Mary'yi aramak için uğraşmaya devam etti, ama o hiçbir zaman telefonuna cevap vermedi.
Partiye devam edelim.
Onunla yaşamaya devam etmek istiyorum.
Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.
Devam edemeyecek kadar yoruluncaya kadar Tom çalıştı.
Yarası önemsizmiş gibi asker devam etti.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.
O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.
Tom ne kadar zengin olursa olsun herkese yalan söylemeye devam ediyor.
Tom ne kadar meşgul olduğunu herkese söylemeye devam ediyor.
Herkes ona durmasını rica ettikten sonra bile Tom banjosunu çalmaya devam etti.
Tom ölünceye kadar konserler vermeye devam etti.
Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.
Tavsiyemi dikkate almadan onu görmeye devam etti.
Lütfen devam edin.
O aynı hataları yapmaya devam ediyor.
Akşam yemeğinden sonra oyuna devam edelim.
Ayaklarımızı sıcak tutmak için ayaklarımızı yer değiştirmek ve hareket ettirmeye devam etmek zorunda kaldık.
Ayak izleri nehre kadar devam ediyordu.
Ağrı devam ederse, doktora gitmek zorundasın.
Bob'ın üzerine fazla gitmeyin.Bilirsiniz, o, son zamanlarda zor bir sürece rağmen devam etmektedir.
Hanako, dört yıl boyunca bir Amerikan kolejine devam etti.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.
Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.
Devam et.
O konuşmaya devam etti.
Gülümsemeye devam edin.
O çalışmaya devam etti.
Devam edin ve konuşun.
Ben okumaya devam ettim.