Дізнайтеся, як використовувати dayalı у реченні турецька. Понад 37 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Görüşün gerçeğe dayalı değil.
Перекласти з турецька на англійська
Onun iddiası gerçeklere dayalı değildi.
Перекласти з турецька на англійська
Bizim dünyamız elektrik enerjisine dayalı çalışır.
Перекласти з турецька на англійська
Süt ve sebzeye dayalı yaşar.
Перекласти з турецька на англійська
Japonlar ağırlıklı olarak pirince dayalı yaşarlar.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un kedisi bacağına dayalı kıvrılıp yatmıştı.
Перекласти з турецька на англійська
Kanaate dayalı bir karar verdim.
Перекласти з турецька на англійська
Maaşın komisyonlara dayalı.
Перекласти з турецька на англійська
Kendi çocukluk anılarına dayalı bir roman yazdı.
Перекласти з турецька на англійська
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.
Перекласти з турецька на англійська
Her toplumun derin belleğinde, önyargılara dayalı saplantılı bilgiler vardır.
Перекласти з турецька на англійська
Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Перекласти з турецька на англійська
Newton'un yer çekimi kanunu organların birbirini çekme tarzıyla ilgili birçok bilimsel deney ve gözlemlere dayalı matematiksel bir anlatımdır.
Перекласти з турецька на англійська
1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.
Перекласти з турецька на англійська
Kanaate dayalı bir karardı.
Перекласти з турецька на англійська
Joseph Conrad Belçika Kongo'da kendi kişisel deneyime kısmen dayalı olarak "Heart of Darkness"'ı yazdı.
Перекласти з турецька на англійська
Ortak çalışmaya dayalı bir çabaydı.
Перекласти з турецька на англійська
Onun tek hataya dayalı her eylemini eleştiremezsin.
Перекласти з турецька на англійська
Söylenti gerçeklere dayalı değildi.
Перекласти з турецька на англійська
Teosofi Tanrı ve ruhun doğasında mistik anlayışa dayalı bir inanç sistemidir.
Перекласти з турецька на англійська
Toplam dürüstlüğe dayalı bir ilişki başarısızlığa mahkûmdur.
Перекласти з турецька на англійська
Size selamlarımı sunuyor, aramızda dostluğa dayalı bir barış ve huzur ortamı olmasını temenni ediyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Biz bazen eylemlerine dayalı olarak diğerlerini yargılarız.
Перекласти з турецька на англійська
Hiçbir şey korkuya dayalı saygıdan daha aşağılık değildir.
Перекласти з турецька на англійська
Bu film bir romana dayalı.
Перекласти з турецька на англійська
Hikayenin kendi deneyimlerine dayalı olduğuna dair bir kanıt yoktur.
Перекласти з турецька на англійська
1917 yılında, Albert Einstein Genel Görelilik Teorisine dayalı evrenin bir açıklamasını önerdi.
Перекласти з турецька на англійська
Her şey paraya dayalı olmamalıdır.
Перекласти з турецька на англійська
Karı koca arasındaki ilişki aşka dayalı olmalıdır.
Перекласти з турецька на англійська
O ankete dayalı sonuçlarını çıkardı.
Перекласти з турецька на англійська
Düşünmek için zamanım yoktu. Kanaate dayalı karar almak zorundaydım.
Перекласти з турецька на англійська
Varsayımlarınız neye dayalı?
Перекласти з турецька на англійська
Tom beden gücüne dayalı bir işte çalışıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Bu çatışma çok uzun bir geçmişe dayalı.
Перекласти з турецька на англійська
Bu, işbirliğine dayalı bir ortaklık mı?
Go karşılıklı mücadele ve alan hakimiyetine dayalı bir oyundur.
Putin'in gerçekten istediği şey eşit muameleye dayalı bir saygı.