Дізнайтеся, як використовувати ateşe у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Biri evi ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onlar intikam için komşularının evini ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'nin evini ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Askerler ahırı ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ateşe bir kütük daha attı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un evini kimin ateşe verdiğine dair oldukça iyi bir fikri var.
Перекласти з турецька на англійська
O, sadece ateşe yakıt ekler.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe yaklaşma.
Перекласти з турецька на англійська
O, kendi evini ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe biraz daha odun koy.
Перекласти з турецька на англійська
O, evimizi ateşe vermekle tehdit etti.
Перекласти з турецька на англійська
Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.
Перекласти з турецька на англійська
O, evini ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ateşe bir kütük daha koydu.
Перекласти з турецька на англійська
Sayıları binleri bulan göstericiler toplu taşıma araçlarını ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Mektubu ateşe fırlattı.
Перекласти з турецька на англійська
Okul binasını ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'nin kitabını ateşe fırlattı.
Перекласти з турецька на англійська
Gitmeden önce, onun adamları şehri ateşe verdiler.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe atın!
Перекласти з турецька на англійська
Bu kaza değildi. Birisi evi ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom küçük bir ateşe su dolu bir demlik koydu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom kitabı ateşe attı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ateşe birkaç kütük daha koydu.
Перекласти з турецька на англійська
Üşüyorsan ateşe yaklaş.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe bir kütük daha koy.
Перекласти з турецька на англійська
Bu ev ateşe dayanıklı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, ateşe daha fazla odun ilave etti.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe o kadar yaklaşma!
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'nin mektubunu ateşe attı.
Перекласти з турецька на англійська
Çaydanlığı ateşe koy.
Перекласти з турецька на англійська
Tom yanlışlıkla perdeyi ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Ben ateşe dokunamam.
Перекласти з турецька на англійська
Tom evi ateşe verene kadar her şey iyiydi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom çapraz ateşe yakalandı.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe ateşle karşılık ver.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe bak.
Перекласти з турецька на англійська
Bir şeyi ateşe vermiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe ateşle karşılık vermeyin.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ateşe çok yaklaştı ve sakalınını ucunu yaktı.
Перекласти з турецька на англійська
Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi.
Перекласти з турецька на англійська
Dan yanlışlıkla perdeyi ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Dan Linda'yı öldürmek için kulübeyi ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe ihtiyacımız var.
Перекласти з турецька на англійська
Kulübe ateşe verildi.
Перекласти з турецька на англійська
Adam kendini ateşe verdi.
Перекласти з турецька на англійська
O kili ateşe koyarak sertleştirdi.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşe çok yaklaşma.
Перекласти з турецька на англійська
Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
Перекласти з турецька на англійська
Tom ateşe baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Lütfen ateşe biraz daha odun koyunuz.
Перекласти з турецька на англійська
Tom giysileri ateşe attı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom kız arkadaşının giysilerini ateşe attı.
Перекласти з турецька на англійська
Neden bu şeyleri ateşe atıyorsun?
Перекласти з турецька на англійська
Bu şeyleri ateşe atma!
Перекласти з турецька на англійська
"Neden kitapları ateşe atıyorsun?" "Çünkü üşüyorum."
Mary İncil'i ateşe attı.
Tom İncil'i ateşe attı.
Mary erkek arkadaşının fotoğraflarını ateşe attı.
Tom kız arkadaşının fotoğraflarını ateşe attı.
Tom karısının giysilerini ateşe attı.
Mary fotoğrafları ateşe attı.
Mary erkek arkadaşının giysilerini ateşe attı.
Mary kocasının giysilerini ateşe attı.
Tom fotoğrafları ateşe attı.
Ateşe koştuk.
Ateşe ateşle karşılık vermek zorundayız.
Biz hayatımızdan tek sayfa yırtamayız ama bütün kitabı ateşe atabiliriz.
Tom kendini ateşe atıyor.
Perdeler ateşe dayanıklıdır.
Tom ateşe odun ekledi.
Tom ateşe odun topladı.
Ateşe çok yakın uyumayın.
Dan bir hediyelik eşya dükkanını soydu ve onu ateşe verdi.
Ateşe bir kütük daha atarsın, değil mi?
İsyancılar sadece rehine almadılar, aynı zamanda tüm köyü ateşe verdiler.
O bir çadırı ateşe verdi.
O bir kaza değildi; Birisi evi ateşe verdi.
Protestocular çok sayıda arabayı ateşe verdi.
Tom ve Mary ateşe yakın oturdu.
Tom evini ateşe verdi.
Tom ateşe bakarak sessizce oturdu.
Fadıl, Leyla'nın cesedini ateşe verdi.
Sami evini ateşe verdi.
Kağıdı ateşe attım.
Leyla yanlışlıkla peruğunu ateşe verdi.
Kredi kartlarını ateşe attı.
O, kredi kartlarını ateşe attı.
Ateşe daha yakın oturalım.
Kitabı ateşe attı.
Kitabı ateşe fırlattı.
Kitabı ateşe attım.
Ateşe ne attın?
Bu elbise ateşe karşı dayanıklıdır.
Sami ahırı ateşe verdi.
Sami, Leyla'nın cesedini ateşe verdi.
Sami kulübeyi ateşe vermek istedi.
Sami kulübeyi ateşe verdi.
Sami, Leyla'yı öldürdü ve bunu örtmek için Leyla'nın evini ateşe verdi.
Sami, kiliseyi ateşe verdi.