Дізнайтеся, як використовувати arkasından у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Görevli memur arkasından yaşlı bir adamın geldiğini hissetti.
Перекласти з турецька на англійська
Köpek sahibinin arkasından gitti.
Перекласти з турецька на англійська
Onun öğrencileri onun arkasından onun hakkında kötü konuşuyor.
Перекласти з турецька на англійська
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.
Перекласти з турецька на англійська
Sanırım Tom sonunda Mary'nin onun arkasından konuştuğunu anlayacak.
Перекласти з турецька на англійська
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!
Перекласти з турецька на англійська
Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Перекласти з турецька на англійська
Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Перекласти з турецька на англійська
Jack'in arkasından konuşmamalısın.
Перекласти з турецька на англійська
O, perdenin arkasından geldi.
Перекласти з турецька на англійська
O, onun arkasından kapıyı sıkıca kapattı.
Перекласти з турецька на англійська
Biz onun arkasından odaya girdik.
Перекласти з турецька на англійська
Onun arkasından ona gülerler.
Перекласти з турецька на англійська
Kapının arkasından bir adam çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Ağacın arkasından bir kadın çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Perdenin arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Perdenin arkasından bir kedi belirdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun arkasından kapıyı sessizce kapadı.
Перекласти з турецька на англійська
Köpeği kapının arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Perdenin arkasından bir kedi çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.
Перекласти з турецька на англійська
Ay bulutun arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Güneş bulutların arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Ay bulutların arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Fark edilmeden onun arkasından geçtim.
Перекласти з турецька на англійська
Aktör perdenin arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
İnsanlar onun arkasından ona gülerdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun arkasından geldiğinde, "Beni korkutma" diye bağırdı.
Перекласти з турецька на англійська
O kapıyı arkasından kapattı.
Перекласти з турецька на англійська
Her üstümün arkasından konuştuysam problem yok ayrıcalık yapmamışım demektir, değil mi?
Перекласти з турецька на англійська
Bir sene sonra arkasından geleceğim iki sene sonra geçeceğim.
Перекласти з турецька на англійська
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.
Перекласти з турецька на англійська
Tom onun arkasından kapıyı sessizce kapattı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom perdenin arkasından çıktı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom köpeğini kulağının arkasından kaşımak için eğildi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun arkasından dedikodu yaptığımı düşünüyor.
Перекласти з турецька на англійська
Mary Tom'un cadılar bayramı partisinde olmadığını düşündü ama aslında o onu kurt adam maskesinin arkasından gizlice izliyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom arkadaşının arkasından el salladı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom içeri girdi ve sessizce kapıyı arkasından kapattı.
Перекласти з турецька на англійська
Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.
Перекласти з турецька на англійська
O, topun arkasından koşuyor.
Перекласти з турецька на англійська
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!
Перекласти з турецька на англійська
Tom masasının arkasından çıktı.
Tom başının arkasından vuruldu.
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.
Tom Mary'ye arkasından el salladı.
Tom Mary'yi arkasından yakın izledi.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.
Tom onun arkasından kapıyı çarparak kapattı.
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı kapattı.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.
Onlar ağaçların arkasından İngilizlere ateş etti.
Arkasından iş çevirdiler.
Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.
Ölünün arkasından konuşmak istemiyorum.
Tom Mary'yi kafasının arkasından öptü.
Tom masanın arkasından kalktı.
Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.
Tom kapıyı arkasından kapattı.
Soyguncular ağacın arkasından çıktılar ve ona saldırdılar.
Tom kendi arkasından kapıyı kapattı.
Dan kafasının arkasından vuruldu.
Tom dairesine girdi ve kapıyı arkasından kapadı.
Tom, Mary'nin arkasından konuştu.
Hiç kimse arkasından kötü konuşulmasını sevmez.
Arkasından git!
Bir insanın arkasından kötü konuşmamalısın.
Tom Mary'yi hemen arkasından izledi.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.
Bulutların arkasından güneş parıldıyor.
Arkadaşlarının hakkında onların arkasından konuşmamalısın.
Tren çıkarken onlar ebeveynlerinin arkasından el salladı.
Güneş dağların arkasından indi.
Tom masanın arkasından yavaşça kalktı.
İnsanların arkasından konuşmamalısın.
Hiç kimse arkasından konuşulmasını sevmez.
Kızlar onun hakkında onun arkasından konuştular.
Tom'un arkasından karanlık bir gölge geçti.
O kapıyı onun arkasından kapattı.
Tom kapıyı arkasından çarparak yatak odasında kayboldu.
Tom kapıyı çekip arkasından kapattı.
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.
Tom'u arkasından vuramazsın.
Fadıl, Leyla'yı başının arkasından vurdu.
Tom arkasından Mary'yle dalga geçti.
Polis adamı arkasından takip ediyor.
Barmen, kavgayı durdurmak için tezgahın arkasından çıktı.
Annesi ona kilitlemesini söylediğinde o kapıyı arkasından kilitledi.
Polis Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.
Tom arkasından ayak sesleri duydu.
Polis, Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.
Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.
Tom durdurmak için Mary'nin arkasından koştu.
Bildiğini bilenin arkasından git. Bildiğini bilmeyeni uyar. Bilmediğini bilene öğret. Bilmediğini bilmeyenden kaç.
Ölünün arkasından konuşulmaz.
Dizlerimin arkasından gıdıklanıyorum.
Dizlerimin arkasından gıdık alıyorum.
Yanni, başının arkasından dört kez vuruldu.
Şövalyenin arkasından gitmeye cesaret edemedim.