Дізнайтеся, як використовувати alınan у реченні турецька. Понад 25 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Alıştığı aileden geri alınan çocuk yıkıma uğrar.
Перекласти з турецька на англійська
Bir yılda alınan yerli patent sayısı Türkiye'de 44, ABD'de ise 122 bin.
Перекласти з турецька на англійська
O, hayattan alınan bir örnektir. Böyle örnekleri severim.
Перекласти з турецька на англійська
Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Ebeveynler çocukları için örnek alınan kimseler olmalı.
Перекласти з турецька на англійська
Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.
Перекласти з турецька на англійська
Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.
Перекласти з турецька на англійська
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.
Перекласти з турецька на англійська
Almanya'da İtalyan Mafyası hafife alınan bir sorundur.
Перекласти з турецька на англійська
Aile üyelerinin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Ailenin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.
Перекласти з турецька на англійська
Buradan satın alınan ürünler ücretsiz olarak teslim edilecektir.
Перекласти з турецька на англійська
Bizim dilin söz varlığında başka dillerden alınan sözler çoktur.
Перекласти з турецька на англійська
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.
Перекласти з турецька на англійська
Benim görevim toplantıda alınan kararların duyurusunu yapmak.
Перекласти з турецька на англійська
Benim işim toplantı sırasında alınan kararları kamuoyuna duyurmak.
Перекласти з турецька на англійська
Ali ağzından kerpetenle laf alınan biri.
Перекласти з турецька на англійська
Üst üste alınan kötü sonuçların ardından Ali'nin bileti kesildi.
Перекласти з турецька на англійська
Bu, bölgeyle ilgili alınan üç karardan biriydi.
Перекласти з турецька на англійська
Satın alınan hisse miktarı açıklanmadı.
Перекласти з турецька на англійська
Aslında hırsızlar için açılamayacak kapı yok. Alınan tüm önlemler açma süresini uzatıp gürültüyü artırarak caydırıcı olmayı hedefliyor.
Перекласти з турецька на англійська
Dünyayı duyu organları tarafından alınan ve beyin tarafından yorumlanan sinyaller aracılığıyla deneyimliyor ve anlıyoruz - ve bu sürecin her iki aşaması da çarpıtmalara tabidir.
Перекласти з турецька на англійська
Ölüm kafaya alınan bir darbe kaynaklıydı.
Перекласти з турецька на англійська
Bir şeyin değeri ile onun için alınan şey iki farklı şeydir.
Перекласти з турецька на англійська