Дізнайтеся, як використовувати ölümü у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Birçok insanın ölümü, sigara içilmesinden kaynaklanır.
Перекласти з турецька на англійська
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.
Перекласти з турецька на англійська
Kızının ölümü üzerine ağladı.
Перекласти з турецька на англійська
Şair ölümü uykuya benzetti.
Перекласти з турецька на англійська
Hikaye onun ölümü ile sona erer.
Перекласти з турецька на англійська
Hiç kimse ölümü önleyemez.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.
Перекласти з турецька на англійська
Putperestler hayatı tanrılaştırdılar ve hıristiyanlar ölümü tanrılaştırdılar.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü büyük bir kayıptır.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü hepimizi şaşırttı.
Перекласти з турецька на англійська
Eski devlet başkanının ölümü henüz ilan edilmedi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü herkesi üzdü.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü yakın.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ani ölümü bir trajedi idi.
Перекласти з турецька на англійська
Babasının ölümü ile ilgili şoku atlattı.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü yakındır.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü kısmen benim hatamdı.
Перекласти з турецька на англійська
Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.
Перекласти з турецька на англійська
Kralın ölümü bir savaşa yol açtı.
Перекласти з турецька на англійська
Genelde ölümü siyahla bağdaştırırız.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü ailesine söylenecek.
Перекласти з турецька на англійська
Görünüşe göre, Tom'un ölümü bir intihardı.
Перекласти з турецька на англійська
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Roman bir kahramanın ölümü ile sona erer.
Перекласти з турецька на англійська
Ölümü düşün.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü beni şaşırttı.
Перекласти з турецька на англійська
Lyusua Mahler'i dinlerken hep ölümü ve sonsuz yaşamı düşünüyordu.
Перекласти з турецька на англійська
İnsanların anlamsız ölümü beni derinden yaralıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Ölümü bir ceza olarak kullanmaya karşıyım. Onu bir ödül olarak da kullanmaya karşıyım.
Перекласти з турецька на англійська
İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onun ölümü beni çok üzdü.
Перекласти з турецька на англійська
Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.
Перекласти з турецька на англійська
Onurlu bir ölümü tercih ederim.
Перекласти з турецька на англійська
Oğlumun ölümü hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Filozof Sokrates hapishanede arkadaşıyla ölümü tartıştı.
Перекласти з турецька на англійська
Ölümü karısı için büyük şoktu.
Перекласти з турецька на англійська
"Tom'un ölümü bir kazaydı." "Emin misin?"
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un ölümü bir kazaydı.
Перекласти з турецька на англійська
Yaşam bir pusula ve ibresiyse hep ölümü gösteriyor.
Перекласти з турецька на англійська
Babanızın ani ölümü ne zaman gerçekleşti?
Перекласти з турецька на англійська
1998'de Tom'un ölümü üzerine, Mary, onun meziyetlerini öven bir konuşma yaptı.
Перекласти з турецька на англійська
Her canlı ölümü tadacak.
Onun ölümü, firmamız için büyük bir kayıptır.
Onun ölümü, eğer iyi anladıysam, bir kaza sonucu oldu.
Neden bir baba, kızının ölümü hakkındaki soruşturmanın tekrar açılmasını istemez ki?
İki vaşak ölümü.
Onun ölümü beni merak ettirdi.
Birinin Mary'nin ölümü hakkında Tom'u bilgilendirdiğini biliyorum. Fakat o biri neden ben olmak zorundayım?
Ölümü unutma.
Baykuşlar ölümü önceden haber verebilirler.
Tom John'un ölümü için Mary'yi suçluyor.
Tom Mary'nin ölümü için hâlâ seni suçluyor.
Tom'un ölümü için beni suçladığını biliyorum.
Tom karısının ölümü için seni suçluyor.
Mary'nin ölümü için hâlâ Tom'u suçladığını biliyorum.
Yaşam, ölümü dumanıyla boğan bir alevdir.
Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.
Tom'un beyin ölümü açıklandı.
Ronnie James Dio'nun ölümü beni çok üzdü.
Hiç kimse böyle bir ölümü hak etmez.
Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.
Kocasının ölümü onun yeniden doğuşuydu.
O sadece gerçeğin bir ölümü.
Tom'un ölümü resmen bir kaza olarak hükme bağlandı.
Başkanın ölümü büyük bir yasa neden oldu.
Onun ölümü tarihimizde bir dönemin bitişini gösterir.
Öğrenciler uzun süre beyin ölümü sorununu tartıştı.
Onun ölümü onun için büyük bir darbeydi.
Eski devlet başkanının ölümü duyuruldu.
Onun ölümü cinayet olarak nitelendirildi.
Tom kendi ölümü için hazırlanıyor.
Onun ölümü üzerine timsah gözyaşları döktü.
O ölümü için hazırlandı.
Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.
İster neşeli ister ciddi olalım, ister sürünelim ister zıplayalım, ister mütereddit ister cüretkar, ister umutlu ister ürkek olalım, inanalım ya da şüpheci olalım- hepimiz ölümü tadacağız.
Tom'un beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.
Ben onurlu bir ölümü tercih ederim.
Hikaye ana karakterin ölümü ile sona erer.
"Kolay bir ölüm" "Ivan Illich'in Ölümü" Leo Tolstoy'un romanından uyarlanan bir film "
John'un ölümü beni çok sarstı.
Onun ölümü herkes tarafından yas tutuldu.
Birçok şair ölümü uykuyla karşılaştırır.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.
Tom'un ölümü önlenebilirdi.
Onun ölümü sırasında ne yapıyordun?
Onun ölümü hakkındaki gerçeği asla bilmeyeceğiz.
Tom'un ölümü bir kaza olmayabilir.
Tom köpeğinin ölümü için hala Mary'ye öfkeli.
Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.
Kocasının ölümü hakkında konuşmak için cesareti yoktu.
Birçok şairler uyku ile ölümü eşit tutarlar.
Anne hala çocuğunun ölümü üzerine yas tutuyor.
Tom'un ölümü bir intihar değildi.
Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.
O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.
Başkanın ölümü büyük üzüntüye neden oldu.
Onun ölümü ülkemiz için büyük bir kayıptı.
Babasının ani ölümü nedeniyle, ülke dışında yaşama planlarını terk etti.
Tom'un ölümü halkı şok etti.