ziyarete kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sergi bir ziyarete oldukça değer.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Beni ziyarete gel.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu çılgınca bir fikir gibi görünebilir ama sanırım hemen şu anda Tom'u ve Mary'yi ziyarete gitmeliyiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bizi ziyarete gelebilir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Robert ara sıra beni ziyarete gelir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onu ziyarete gitmeden önce, onun evde olduğundan emin olmalısın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Seni ziyarete gelmeye ne zaman fırsat bulacağımı bilmiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Fırsat bulur bulmaz, bir ziyarete geleceğim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Dün gece bir adam seni ziyarete geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Amcam her üç günde bir beni ziyarete gelir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Üşüttüğüm için onu ziyarete gitmedim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ziyarete gelmek istersen, lütfen gel.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Önümüzdeki Pazar teyzemizi ziyarete gidiyoruz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Biz seni ziyarete geleceğiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sanırım Tom ziyarete gelmek için çok geç olduğunu düşündü.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ziyarete geleceğiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bence Tom'u ziyarete gidiyordun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Mary'yi ziyarete giderken Boston'dan geçiyor olacak.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom'u hastanede ziyarete gitmelisiniz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onlar artık seni ziyarete gelmiyor mu?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir meslektaş beni ziyarete geliyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ona bize ziyarete gelmesini söyledim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cumartesi günü büyükannesini ziyarete gidecek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Boston iyi bir kent. Tekrar ziyarete gelmek isterim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onu ziyarete gitmeye ne dersiniz?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben hastanedeyken, o beni ziyarete gelmedi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Neden Tom'u ziyarete gidemeyiz?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Arkadaşlarımın, ziyarete gelmeden önce telefon etmelerini tercih ederim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben küçük bir çocukken, babam ve ben Boston'a babamın dedesini ziyarete gittik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom hafta için John'u ve Mary'yi ziyarete gitmenin eğlenceli olacağını düşünüyordu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom çok seyrek olarak Mary'yi ziyarete gelir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom, üç gün önce bizi ziyarete geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kocasının, cumartesi gecesi tek geceliğine Paris'ten onu ziyarete gelmesi gerekiyordu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Neden bize ziyarete gelmedin?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ne zaman istersen bana ziyarete gelebilirsin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cumartesi günü ninesini ziyarete gidecek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kız arkadaşımı ziyarete gitmek için bazen otobüse binerim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Jacksonları ziyarete gidelim.
O gün beni ziyarete geldi.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.
Tom daha geçen hafta bizi ziyarete geldi.
Tom'u ziyarete gitmeyi düşünüyordum.
Tom ne zaman ziyarete geleceğini söyledi mi?
Ben bugün dedemin mezarını ziyarete gittim.
O ara sıra bizi ziyarete gelir.
Tom muhtemelen önümüzdeki yaz bizi ziyarete gelecek.
Tom ziyarete geldiğinde ikimiz de dışarıdaydık.
Fransa'yı ziyarete gittiğimizde bir vize gerekiyor.
Onu ziyarete gitmeden önce Tom'u telefonla aramam gerekirdi.
Şimdiye dek beni ziyarete gelen tek kişi sensin.
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni ziyarete geliyor olacaklar.
Mary ziyarete geldiğinde, Tom odasını temizlemeye henüz başlamıştı.
Sanırım o, hastanedeki annesini ziyarete gitmeyi planlıyordu.
Onun hastanede bulunan annesini ziyarete gitmeyi planladığını düşünüyorum.
Tom, Kuzey Kutbu'nda Santa Claus'u ziyarete gitmek istediğini söyledi.
Tom bugün ziyarete gelecek.
Beni ziyarete gelecek misiniz?
Tom ve Mary daha geçen gün ziyarete geldiler.
Büyükannem bugün bizi ziyarete geldiği için çiçekler aldım.
Erkek kardeşim Tom'un karısı Mary'nin babası, John, Boston'dan ziyarete geliyor.
Sonbaharda Saint Petersburg'u ziyarete gelin!
O ve kız kardeşi yarın bizi ziyarete geliyorlar.
Beni ziyarete geldiğin iyi: Mahzenden bir şişe kırmızı şarap getirmeye gideceğim.
Zamanın olduğunda beni ziyarete gelmelisin.
Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.
Avrupa ile Asya'yı ayıran İstanbul boğazında tarihi yalıların yanı sıra Dolmabahçe Sarayı ve Beylerbeyi Sarayı yer almaktadır. Karadeniz ile Marmara'yı birbirine bağlayan İstanbul boğazı, muhteşem gece kulüpleri ve restoranlarıyla şehri ziyarete gelen insanlara unutamayacakları anılar bırakıyor.
Bizi ziyarete gelmek istiyor musun?
Kız arkadaşımı ziyarete geldim.
Fadıl, Dania'yı ziyarete geldi.
Karımın arkadaşı ziyarete geldiğinde, konuşmaya fırsat bulmayı zor bulurum.
Bir dahaki sefere dükkanımızı ziyarete gelmen gerekir.
Bir ara bizi ziyarete gel.
Fadıl aileyi ziyarete gitti.
Tom, Boston'daki Mary'yi ziyarete gitti.
Sami, Leyla'yı ziyarete gitti.
Mary yeni erkek arkadaşıyla bizi ziyarete geldi.
Gelecek ay bizi ziyarete geldiğiniz için memnun oldum.
Sami, Leyla'yı ziyarete geldi.
Tom, Mary’yi ziyarete gittiğinde onun evde olmadığını söyledi.
Tom ve Mary yarın bizi ziyarete geliyorlar.
Yarın ziyarete gelen bir arkadaşım var.
Annesini ziyarete geliyor.
Sami ve Leyla ziyarete geldiler.
Sami babasını ziyarete gitti.
Seni ziyarete gelebiliriz.
Boston'da oturan dayım geçen hafta bizi ziyarete geldi.
Tom beni hiç hapishanede ziyarete gelmedi.
Tom ziyarete geldi.
Bürodaki en iyi arkadaşı onu ziyarete geldi.
Tom, Mary'yi ziyarete gitti.
O, nisanda Cezayir'i ziyarete gitti.
Yeğenlerimin ziyarete gelmesi güzel ama sabahtan akşama kadar evin içinde dolanıp durmaları dayanılmaz.
Tom ve Mary onları ziyarete gittiğimde evde değillerdi.
Marco dün beni evde ziyarete geldi.