Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

"ufak" içeren Türkçe örnek cümleler

ufak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Ufak tefek şeylerle beni rahatsız etmeyin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Böyle ufak tefek şeylere üzülmene gerek yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O en ufak bir şeye darılıyor, ona söylediğimiz yaklaşık her şeye itiraz ediyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak mutluluğu bile çekemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ufak tefek şeyler olur.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Şu andan itibaren en ufak ayrıntıya dikkat etmelisin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Son zamanlarda söylediği en ufak şeye bile sinirlenir oldum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Aktörlerin yaşı gerçekten ufak mı?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Planında ufak bir değişiklik oldu mu olmadı mı yoksa yeni bir plan mı hazırlıyorsun?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O yumuşak kilden ufak bir heykel yaptı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Senin en ufak yanlışın herkesi sıkıntıya sokabilir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Evimin önünde ufak bir bahçe var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom, Boston'dan çok uzak olmayan ufak bir kentte doğdu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Kız kardeşim ve ben tatilde Fuji Dağı'nın dibindeki ufak bir köyde kaldık.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak bir merhametten bile yoksundur.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak bir şüphe olmadan, rüya daha önceki hayattan bir hatıraydı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Aslında, ufak bir şikayetim var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Kazanmak için ufak bir şansımız var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom, Park Caddesinde ufak bir ev satın almak istiyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ufak detaylar hakkında endişelenme.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ufak tefek, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Senin için ufak bir hediyem var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sana ufak bir hediyem var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Senden, ufak bir iyilik isteyeceğim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak bir fikrim bile yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Planlarla ilgili ufak bir değişiklik var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Benim hakkımda en ufak bir şey bile bilmiyorsun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ufak tefek işleri yapmak için istekli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom benim için bazı ufak tefek işler yaptı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onaylanmamız için en ufak bir şans var mı?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, hayatımda şimdiye kadar gördüğüm en ufak hamam böceğiydi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ne kazandığın patronun maaşı ile karşılaştırıldığında ufak tefek şey.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'un ufak bir penisi var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ufak bir penise sahip.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hadi ilk olarak büyük resme odaklanmayı deneyelim. Daha sonra ufak ayrıntılarla ilgilenebiliriz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sen, ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsunuz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sergi ufak bir skandala neden oldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ufak bir kazaya karıştı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben ufak bir kasabada büyüdüm.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak bir ipucum yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

En ufak bir fikrim yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Burada ufak bir sorunumuz var.

Bu tür şeylere en ufak bir ilgi duymuyorum.

Bütün sabah bahçede ufak tefek işler yaptım.

Tom bazı ufak meyveler topladı ve onları yedi.

Bilgisayarımın nasıl çalıştığına dair en ufak bir fikrim yok.

Tanıdıklar arasında, en ufak ipuçlarının her biri neler olup bittiğini bilmek için yeterlidir.

O ufak bir adam.

Küçükken ufak bir köpeğim vardı.

Tom en ufak bir eleştiri izine kızar.

Dan ufak yaralarla kurtuldu.

Onun odası çok ufak.

Ufak ayrıntılar üzerinde durma.

Dünyada oluşan en ufak şey bile daima muhteşem bir tesadüfün sonucudur.

Tom en ufak şeye bile üzülür.

Tom en ufak bir şeye gücenir.

Tom en ufak bir şeye küser.

En ufak şüphe olmadan!

O en ufak şeye sinirlenir.

Oda ufak tefek şeylerle dolu.

Ufak bir çocuk gibi davranıyorsun.

Onun planlarına en ufak bir ilgi duymuyorum.

Onun başarılı olacağına dair ufak bir umut var.

Ufak bardağını kullan.

Pierrette'nin ölümüyle ilgili olanların en ufak pişmanlıkları yoktu.

Onun bir baş ağrısı olduğunda, en ufak ses onu rahatsız eder.

En ufak bir tereddüt göstermeden, kendi arabasını sattı.

İşe giderken ufak çaplı bir trafik kazası geçirdim.

Tom ufak yaralar aldı.

Tom'un konuştuğu konuda en ufak bir fikrim yok.

Tom'un, Mary'nin neden bahsettiği hakkında en ufak bir fikri yoktu.

Bu ne anlama geliyor? En ufak bir fikrim yok.

Büyük sözleri bekleme, ufak bir jest yeter.

Oğlan en ufak bir şey bile söyleyemiyor.

Kocaman bir dünyanın ufacık bir parçasısın sen. Sadece ufacık bir nokta, belki de daha ufak ama yine de dünya sensiz boş olurdu. İyi ki varsın.

Ne olup bittiği hakkında en ufak bir fikrim dahi yok.

Ufak at da civcivler yesin.

Ufak at.

Ufak bir sorun bu.

Tom işini niçin bıraktı, en ufak bir fikrim yok.

Onlar bir ufak bozuştular.

Onun aldığı rol çok ufak, ismi jenerikte bile geçmiyor.

En ufak bir şeyden alınıyor.

Bunu yapmak için yaşım daha çok ufak.

Ali tehlikeyi fark edince ufak ufak uzaklaştı.

Ufak bir kaza geçirdim.

En ufak bir kaygı gözetmeksizin tehlikeye atılırdı.

Neye ihtiyacım olduğuna dair en ufak bir fikrin yok.

“Sen ne yapıyorsun Kay?” diye bağırdı ufak kız.

Cihazın ekranında ufak bir çatlak olup kullanıma engel değildir.

Ufak bir kuş kartala kafa tuttu.

Bunlar iyi işlemesi gereken ufak çarklar.

Yerli muzlar daha ufak oluyor.

Bazen ufak hataları olan cümleleri haber vermeden düzeltiyorum.

Dükkânın cirosunun çoğu sürümü çok olan ufak tefek şeylerden geliyor.

Zengin olunca yapacağın ufak şımarıklıklar neler?

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir