sabahı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Her gecenin bir sabahı vardır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
En küçük çocuk her sabahı kreşte geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom ve Mary Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarlar.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bütün sabahı sunumuna hazırlanmakla geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Her Pazar sabahı onu yaparım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Pazar sabahı onu ziyaret ettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Pazar sabahı Mary'yi ziyaret etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onlar Pazar sabahı kiliseye giderler.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Pazar sabahı kiliseye gider.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bazı insanlar Pazar sabahı kiliseye gider.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom her Pazar sabahı kiliseye gider.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Pazar sabahı hava parlak ve açıktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Her Pazar sabahı üç saat çalışırım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Babam pazar sabahı golf oynadı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ne yapacağımı anlamaya çalışarak sabahı geçirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu formları doldurarak bütün sabahı harcadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Her sabahı Tom'la geçiriyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tören günü sabahı beni azarlayıp durdun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cumartesi sabahı saat dokuzda benimle buluşabilir misin?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cumartesi sabahı dokuzda benimle buluşabilir misin?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu sabahı Tom'la telefonda geçirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu gece sabahı edelim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tüm sabahı odamı temizlemekle harcadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom sabahı tavanı boyayarak geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
20 Mart 2015 sabahı sırasında tam güneş tutulması İskoçyanın kuzeybatısında yer alan Faroe adalarından ve Greenland'in doğusunda yer alan Svalbarg adalarından gözle görülebilir olacak.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Pazartesi sabahı geri döndü.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
On binlerce insan soğuk ve yağmura rağmen Paskalya kutlamasında Papa Francis ile Dindar Kütleye katılmak için pazar sabahı Aziz Petrus Meydanında toplandı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Seni bekleyerek tüm sabahı boşa harcadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Geçen çarşamba sabahı arkadaşlarımla buluştum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom, soğuk bir kış sabahı dünyaya geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Gelecek salı sabahı yardım etmek için sana güveniyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Pazartesi sabahı bir köpek tarafından ısırıldım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom, her pazar sabahı ekmek-şarap ayinine gider.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bütün sabahı bir şey olmasını bekleyerek geçirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bütün sabahı sorgulama odasında geçirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Temizlikçi kadın her salı sabahı elektrik süpürgesiyle temizlik yapar.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben tüm sabahı odun kesmekle geçirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Pazartesi sabahı her zamanki gibiydi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Müfettiş pazartesi sabahı okula geç vakit geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Müfettiş pazartesi sabahı okula geç geldi.
Nöbetçi eczane pazar sabahı açıktır.
Ben sadece sabahı Tom ile geçirdim.
Bütün sabahı Tom'la geçirdim.
Bu pazartesi sabahı aşk hakkında bu kadar çok şey konuşmamızı beklememiştim.
O her pazar sabahı kiliseye gider.
Ben bütün sabahı İngilizce çalışarak geçirdim.
Tom bütün sabahı Mary ile geçirdi.
Ben her cumartesi sabahı üç saat boyunca çalışırım.
Perşembe sabahı hepimiz için harikadır.
Perşembe sabahı buluşacağız.
Komite pazartesi sabahı buluştu.
Tom pazartesi sabahı öldü.
Tom ve Mary Noel sabahı birbirlerine hediye verdi.
Noel sabahı ağacın altında bunlardan birini bulmayı kim istemez ki?
Bütün sabahı böyle geçirmek isterim.
Durumu kontrol etmek için pazartesi sabahı beni arayın.
Bütün sabahı Jamal'la geçirdiğini mi kastediyorsun?
Dün sabahı birlikte geçirdik.
Tüm sabahı Tom ile mi geçirdin?
Bu bir Noel sabahı gibiydi.
Bütün sabahı kar küreyerek geçirdim.
Ben bütün sabahı elbiseleri yıkayarak geçirdim.
Tom bütün sabahı Mary'yi arayarak geçirdi.
Tom sabahı ayak işleri yaparak geçirdi.
1 Ocak sabahı neredeydin?
Bütün sabahı yatakta geçirdim.
Leyla'nın cesedi pazartesi sabahı bulundu.
Silahlı saldırı pazartesi sabahı meydana geldi.
Pazartesi sabahı Tom'la tekrar görüştüm.
Tom ve Mary bütün sabahı konuşarak geçirdi.
Tom pazartesi sabahı erken saatlerde Boston'dan ayrıldı.
Tom bütün sabahı odasını temizlemekle geçirdi.
Selam, uyanık mısınız? Hepinize kalbimle harika bir Noel sabahı dilerim!
Hepinize kalbimle harika bir Noel sabahı dilerim!
Tom bütün sabahı garajı temizlemekle geçirdi.
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.
Tom geçen pazartesi sabahı Mary'yi ziyaret etti.
Tom tüm sabahı ağlayarak geçiriyor.
Tom pazartesi sabahı evden erken ayrıldı.
Tom, bütün sabahı Mary için bekliyordu.
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
Tom ve Mary bütün sabahı, evi temizleyerek geçirdi.
Hepinize tüm kalbimizle harika bir Noel sabahı dileriz.
Sınav sabahı gelip çatmış, gökyüzü sıçtın mavisine boyanmıştı.
Ali'yle selamı sabahı kestim.
Pazartesi sabahı görüşeceğiz.
Bunu her pazartesi sabahı yaparım.
George bir pazar sabahı oturma odasına dalıp söylemişti bunu.
Ali'yle sohbete dalıp sabahı ettik.
İte et kısmet olmayacaksa bayram sabahı uyurmuş.
Ali char kasarken sabahı etti.
Tom sabahı verandada gazeteyi okuyarak geçirdi.
Tom tüm sabahı pasaportunu arayarak geçirdi.
Sabahı yatakta kitap okuyarak geçirdim.
Bütün sabahı sırada geçirdim.
Tüm sabahı kuyrukta geçirdim.