onsuz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 76'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sen yaşayabileceğin herhangi biriyle evlenme - sen onsuz yaşayamayacağın kişiyle evlen.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hayatım onsuz boş.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir pasaport, yabancı bir ülkeye giderken, onsuz gidemeyeceğin bir şeydir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Neye ihtiyacınız olduğunu söylerseniz ve ben onsuz nasıl idare edeceğinizi söylerim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Mary'nin onsuz yaşayabileceğini sanmıyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz yaşamayı öğrendim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz gitmek zorunda kalacaksın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben onsuz yaşayamam.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Şekerimiz çok az, onsuz idare etmek zorundayız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ama onsuz devam ettik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Artık onsuz yaşayamam.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz yaşamayı düşünemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu, onsuz yapamayacağımız bir şey.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hazır olmadığı için onsuz gittik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir telefon onsuz yapamayacağın bir şeydir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bunu onsuz yapamazdım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz yapabilirim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bir yaşam düşünemezken beni yolumdan döndürmek için çabalamadınız mı?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bir hayat düşleyemezken, geçmişimde düştüğüm durumlara bak.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben onsuz bir hayat düşünemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bir hayat düşünemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz idare edeceğiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom onsuz başlayabileceğimizi söylüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz ayrılacağız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz kendimi yalnız hissettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Her zaman müzik dinliyorum; onsuz yaşayamam.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom, Mary'ye onsuz gitmemesini rica etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz yaşayabileceğimi sanmıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bir yere gitmiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz hayat düşünemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom onsuz oraya gitmemize izin vermeyecek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Mutluluk mevcut olmadığı için, onsuz mutlu olmaya gayret etmeliyiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben onsuz kaybolmuş hissettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben onsuz gitmiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz gitmiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz gitmeyeceğim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz ne yapardık?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz ne yapardım?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz ne yapardın?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bir yere gitmeyin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben bunu onsuz yapabileceğimi sanmıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Para büyük bir sıkıntı: Ne onunla yaşayabilirsin ne de onsuz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz asla evden ayrılmam.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onsuz bunu yapabileceğimi sanmıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Eğer paranız yoksa, onsuz yapmak zorundasınız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Eğer paran yoksa, onsuz yapmak zorundasın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Cep telefonu onsuz yaşayamayacağımız bir icat.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O onsuz yaşayamadığım tek kişi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İnternet artık onsuz yaşayamayacağımız bir şey.
Tom Mary'nin onsuz bir yere gitmesini istemiyor.
Tom, Mary onsuz Boston'a gideceği için öfkeli.
Onsuz yaşayabilirim.
Onsuz hayatımı hayal bile edemiyorum.
Tom Mary'ye onsuz yaşayamayacağını söyledi.
Onsuz yalnızdım.
Taze meyve alamazsak onsuz yapmak zorunda kalacağız.
Tom Mary'ye onsuz gitmeyeceğini söyledi.
Eğer o geç kalırsa toplantıya onsuz başlamak sorun değil.
Mutluluk olmadığı için onsuz mutlu olmaya gayret etmeliyiz.
Telefon, onsuz yapamayacağın bir şeydir.
Tom Mary'nin onsuz Boston'a gitmesini istemiyor.
Ben onsuz hayatı düşünemiyorum.
Onun geç gelmesi gerekiyorsa, konferansa onsuz başlayabilirsin.
Aşk büyük bir çelişkidir. Onsuz yaşayamazsın ancak aynı zamanda onun tarafından zarar verileceksin.
Mutluluk olmadığı için onsuz mutlu olmaya çalışacağız!
Hayatım onsuz daha iyi.
Her şey onun aracılığıyla var oldu ve var olan hiçbir şey onsuz olmadı.
Onsuz başlayabiliriz.
Onsuz daha zenginsin.
Fadıl'ın ikiz kız kardeşi Dania, onsuz bir hayatı hiç bilmiyordu.
Onsuz kaybolurdum.
Ben, onsuz yapamayabilirdim.
Onsuz gidiyorum.
Bu yılki yeni yıl partisi onsuz aynı olmayacak.
Ali'yi bir süre bekleriz. Baktık gelmedi, onsuz gideriz.