merhamet kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 60'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet et!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom merhamet istemiyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Santa Ana merhamet için yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Oh, merhamet et.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet için hakime yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet için yargıca yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Suçlu merhamet için yargıca yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bana merhamet göster.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O merhamet için yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bundan sonra size merhamet göstermeli miyim?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bu bir merhamet.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kimseden merhamet dilenmiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom merhamet için hakime seslendi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet bekleme.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom merhamet için yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İnsana merhameti olmayana Tanrı merhamet etmez.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bana merhamet et.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kız arkadaşına merhamet göstermek zorundasın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Benden hiç merhamet bekleme.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Benden hiç merhamet beklemeyin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bize merhamet et!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hiçbir şey merhamet kadar önemli değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet için yalvarmanı istiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bana merhamet edilmesini istemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Mary merhamet ifade etmekten aciz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben çocuk için merhamet hissettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom insanların ona merhamet etmesini istiyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet! Merhamet! Merhamet! Benden ne istiyorsun? Ben sana ne yaptım?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Biz bütün bu evsiz göçmenlere merhamet ediyoruz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet onlara yabancıdır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet ona yabancıdır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hiçbir merhamet olmayacak!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet gösterme.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Onlardan merhamet bekleme.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Allah hepimize merhamet etsin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tanrım, bana merhamet et.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Burada merhamet yok, Pinokyo. Senin canını bağışlıyorum. Harlequin senin yerine yanmalı. Ben acıktım ve akşam yemeğim pişirilmeli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben merhamet ettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Dania, Fadıl'a merhamet için yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom, Mary'ye merhamet diledi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Jüri hiçbir merhamet göstermedi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Asla merhamet istemeyeceğim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bize merhamet et.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Merhamet istemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben merhamet istemedim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sami merhamet için yalvardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom'dan merhamet dilendim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom'dan merhamet etmesi için yalvardım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Benden tavsiye mi yoksa merhamet mi bekliyorsun?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O senden yardım istemiyordu ki, tek istediği üzüntüsüne birazcık merhamet göstermendi ama sen onu sonuna kadar bile dinlemedin.
Eğitimde merhamet vatana ihanettir.
Tom hâkime merhamet etmesi için yalvardı.
Zaman Tom'a merhamet göstermedi.
Yakalarlarsa merhamet etmelerini bekleme.
Yıllar ona merhamet etmedi.
Merhamet gösterin!
Merhamet edin!