kesinlikle kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sürüşünüz kesinlikle utanç verici.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kesinlikle, kart oynamak hoşuma gider.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İşin bir ay içinde tamamlanması kesinlikle imkansız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Başbakan Koizumi kesinlikle soğukkanlı bir adam değildir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O kesinlikle cesaretsiz değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Öyle yapmak kesinlikle imkansızdır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Beşimizin arasında, en fazla dil konuşabilen kişi kesinlikle odur.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hava bu gece kesinlikle iyi olacak.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sadece üç saat uyuduysan, kesinlikle sınavda iyi yapmayacaksın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O kesinlikle kırkın yukarısındadır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kesinlikle ona güvenebilirsiniz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir grup insanın bizimle birlikte su kayağına gideceğini düşünmüştüm. Fakat kesinlikle başka hiç kimse gelmedi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O politikacı kesinlikle dürüst değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kesinlikle iyi piyano çalıyorsun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O harika! Kesinlikle güleceksiniz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
O, kesinlikle gelmez.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Aşağı baktım ve kesinlikle söyleyecek hiçbir şeyim yoktu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kesinlikle haklısın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hayalinin gerçekleşeceği gün kesinlikle gelecek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
" İçeri girebilir miyim?" "Evet, kesinlikle. "
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben kesinlikle size katılıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bu yaz kesinlikle Boston'u ziyaret edecek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Boston hakkında kesinlikle çok şey biliyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Boston'da iken konserlere gitmek için kesinlikle çok fırsatı oldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle çok Fransızca bilir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle Mary'nin fikrini sormalıdır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle çok geğirir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle Mary'den nefret ediyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kesinlikle yağmur yağacak gibi hissettiriyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Mary'nin kesinlikle işi kabul etmeyeceğini söylüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Mary'nin kesinlikle bizimle birlikte gitmek istediğini söylüyor, bu yüzden beklemeliyiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom Mary'nin kesinlikle evlenmek istemediğini söylüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle bir saat için 300 dolardan daha aşağısına çalışmaz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Tom kesinlikle bir doktor olmak istiyor.
Tom kesinlikle onun doğru olduğunu düşünüyor.
Tom kesinlikle sınıftaki bütün kızların onun yakışıklı olduğunu düşündüğünü düşünüyor.
Tom kesinlikle ölüm cezası almalıydı.
Tom kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abartıyor.
Tom kesinlikle biraz daha sosyal olmalı.
Tom kesinlikle söylediğini demek istedi.
Tom kesinlikle Mary'den daha genç görünüyor.
Tom onu yapmaması gerektiğini kesinlikle biliyor.
Tom bir ata nasıl bineceğini kesinlikle biliyor.
Tom kesinlikle görevini biliyor.
Tom'un liderimiz olmak için kesinlikle güveni var.
Tom kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.
Tom kesinlikle bizim desteğimize sahip.
Tom kesinlikle bu şirketin kontrolüne sahip.
Tom bizim şirkette kesinlikle bir geleceğe sahip.
Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.
Tom'a kesinlikle haksız muamele gördü.
Tom kesinlikle Mary'nin kazandığından daha çok para kazanır.
Tom kesinlikle sınıf başkanı olmak istemiyor.
Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.
Tom kesinlikle çok çalışıyor değil mi?
Tom kesinlikle takımındaki herhangi biri kadar çok çalışıyor.
Tom dün kesinlikle çok çalıştı.
Tom kesinlikle benim oyumu almayacak.
Tom dün gece kesinlikle çok mutlu değildi.
Biz dün gece onun evini geçerken Tom kesinlikle fazla gürültü yapmıyordu.
Biz onu gördüğümüzde, Tom kesinlikle ölü değildi.
Biz onun evinden ayrıldığımızda Tom kesinlikle ağlamıyordu.
Onu ziyaret etmeye gittiğimizde, Tom kesinlikle evde değildi.
Tom kesinlikle kibardı.
Tom kesinlikle mahcup oldu.
Tom dün gece kesinlikle sarhoştu.
Tom kesinlikle hoş bir adamdı.
Tom bugünkü toplantıya hepimizin katılması gerektiğini kesinlikle anlıyor.
Tom kesinlikle çok çabalıyor.
Tom ne yapacağını Mary'ye kesinlikle söyledi.
Tom kesinlikle zeki olduğunu düşünüyor.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyormuş gibi konuşuyor.
Tom kesinlikle çok konuşur.
Tom kesinlikle işinde çok para batırdı.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.
Tom kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.
Tom kesinlikle ikna edici biçimde konuşuyor.
Tom kesinlikle gelmeyi planlıyor gibi görünüyor.
Tom kesinlikle zengin bir aileden geliyor gibi görünüyor.
Tom kesinlikle kendinden emin görünüyor.
Tom kesinlikle sözünü tutmalıydı.
Mary bir bıçak tutuyorken onu kızdırmamak için Tom kesinlikle dikkatli olmalıdır.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyor gibi görünüyor.
Tom kesinlikle dersini almış gibi görünüyor.
Tom kesinlikle mizah duygusuna sahip gibi görünüyor.
Tom kesinlikle Mary ile konuşmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.
Tom kesinlikle köpeği ile yüzmekten hoşlanıyor gibi görünüyor.
Tom kesinlikle Mark Twain'i okumaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.