inan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 49'den fazla özenle seçilmiş örnek.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Oh lütfen, inan bana.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kendine inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sadece bana inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, şeftaliler ve bademler aynı aileden geliyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bunu seveceksin, inan bana.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İstediğine inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İstediğine inan derken bile saklıyorsun.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, bu kadının üç çocuğu var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, skydiving'e gittim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Buna inan ya da inanma...
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, ama o kadının üç çocuğu var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Aşka inan!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam, aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Gördüklerinin ancak yarısına inan. Duyduklarının ise hiçbirine.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İstediğine inan
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Şansından daha çok gücüne inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sana seni sevmediğimi söylediğimde bana inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Aşırı derecede eğlendim, inan bana.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Neye istersen ona inan kardeş.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, bu benim başıma daha önce defalarca geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Çok seviyorum seni inan çok seviyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, mağaradan bir canavar çıktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, bu kez alaycı değilim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Gerçeği arayanlara inan ve onu bulanlardan kuşkulan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ona inan. Böyle daha iyi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sen buna ister inan istersen inanma, ben buna inanıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma şeftali ve badem ilişkilidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, o ona aşık oldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Ben yabancılar için bir İspanyolca öğretmeniyim, bu yüzden inan bana, ben ne hakkında konuştuğumu biliyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma, o bir yumurta bile pişiremez.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Eğer istersen buna inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kendine inan!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Henüz olmamış olana inan ki, gerçekleşebilsin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Güzel. İstediğin ne ise inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
UFO gördüm! Ciddiyim! Bana inan lütfen. Ben deli ya da öyle bir şey değilim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Sabret! Kendi yolunu git! Kendine inan! Kalbinin sesini takip et! Mutlu ol! Güçlerine güven! Yıldızlara uzan! Yağmurda dans et! Hep kendin ol! Küçük şeylerin tadına var! Cesur ol! Dünyayı keşfet! Asla pes etme! Seni mutlu edeni yap! Kendinle gurur duy! Hayal kurmaktan asla vazgeçme! Seni itip kakmalarına izin verme!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Eğer pes etmek üzereysen, neden başladığını düşün. Hayal et, inan, başar!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Hayat bir devridaimdir. Kötü zamanlar içindeyken, iyi zamanların sana doğru yolda olduğuna inan.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
İster inan ister inanma ama 70 yaşında.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Kendi gücüne ve görevine inan!
Eğer huzur ve tatmin için çabalıyorsan o zaman inan, eğer hakikatın peşindeysen, o zaman izini takip et!
Gel de inan.
Bilsem inan ki söylerim.
"Olur o!" – "Hayır, Tom, inan bana: O kötü gidecek!"
Ayağının türabı olayım, inan bana.
Ona inan.
Bana inan.