Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

"davet" içeren Türkçe örnek cümleler

davet kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onu konsere davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Partiye davet edilmedik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Açılış törenine çok misafir davet etmeyi planlıyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bahane olarak kullanabileceğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onu davet etmeliydin fakat etmedin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bir taraftan seni yemeğe davet etmek için, diğer taraftan sana oğlumun evleneceğini söylemek için seni aradım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben, davet için minnettarım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onu konsere gitmek için davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O beni baleye davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni evine davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Biz akşam yemeğine davet edildik.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Davet edildiğim herhangi bir partiye giderim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Davet içeren zarfın üstüne adres yazdım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O bizi akşam yemeğine davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınıf arkadaşlarından ikisini davet etti - Jane ve Mary
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni doğum günü partine davet ettiğin için teşekkür ederim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Eski arkadaşlar resepsiyona davet edildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Evim bir köşk olsaydı, tanıdığım herkesi doğum günü partime davet ederdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sen de arkadaşlarını davet ettin, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben hariç herkes davet edildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Her üye davet edildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Gerçek bizim davet edilmememizdir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom kapıda, lütfen onu içeri davet et.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, Tom'u ve beni partiye davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Niçin Tom'u partiye davet ettin?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom da pikniğe gitmek istiyor, onu davet etmeliyiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom davet edilse bile gitmez.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom onun motorbotuyla dışarı gitmem için beni davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom birçok partiye davet edilmez.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom Mary'yi öğle yemeği yemek için dışarı davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Kartlarını doğru oynarsan, Tom seni partisine davet edebilir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'u ve Mary'yi partime davet etmediğim için kendime sitem edebilirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom istememesine rağmen, Mary'yi partisine davet etmeyecek kadar çok kibardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Çünkü o beni davet etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, açılış törenine çok sayıda misafir davet etmeyi planlayacak.

Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet ettiler.

Beni akşam yemeğine davet ettiğiniz için teşekkür ederim.

Ben akşam yemeğine davet edildiğim için memnun oldum.

Ben sizi akşam yemeğine davet edebilir miyim?

Meg'i partiye davet etmeye ne dersin?

Jane ve Ellen'ı davet edeceğiz.

Amcanız Bob, akşam yemeği için bize davet etti.

Isadora Duncan öyle zarafetle dans etti ki Avrupa'da dans etmek için davet edildi.

Nancy onu bir partiye davet etti.

Jane'i akşam yemeğine davet ettim.

Jane'in annesi Japonya'da olsaydı, ben onu Bez Bebek Şenliğine davet edebilirdim.

Onu davet ettin mi?

Onu içeri davet etti

Kimi davet edeceğimi merak ediyorum.

Öğle yemeğine davet edildim.

Akşam yemeğine davet edildim.

Kimi istersen davet et.

O beni akşam yemeğine davet etti.

Beni partiye davet ettiğin için minnettarım.

Bütün arkadaşlarımı davet ettim.

O, beni akşam yemeğine davet etti.

O beni bir partiye davet etti.

Beni davet ettiğiniz için size teşekkür ederim.

Onu evime davet ettim.

Onlar beni akşam yemeğine davet etti.

Ben bu partiye davet edildim.

Partiye davet edildim.

O, beni evine davet etti.

O beni partiye davet etti.

Tom Mary'yi akşam yemeğine davet etti.

Onları partiye davet ettim.

Biz onu evimize davet ettik.

Neredeyse herkes davet edildi.

Partiye kim davet edildi?

Ben de oraya davet edildim.

Patronum beni akşam yemeğine davet etti.

Onlar beni partiye davet ettiler.

O, onu partisine davet etti.

Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.

Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.

Onların düğününe davet edildim.

İstediğini davet edebilirsin.

Sizi bir partiye davet etmek istiyorum.

O, arabaya binmemiz için bizi davet etti.

O, beni davet etmek için yeterince nazikti.

Onlar kart oynamam için beni davet ettiler.

Beni davet ettiğin için çok çok teşekkür ederim.

Gelmek isteyen herkesi davet edebilirsin.

Bir fincan kahve için onu içeriye davet etti.

Beni doğum günü partinize davet ettiğiniz için çok naziksiniz.

Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet etti.

Davet için teşekkürler.

O dün beni yemeğe davet etti.

Tom Mary'yi evine davet etti.

Tom Mary'yi partisine davet etti.

Bu gece bir partiye davet edildim.

Tom Mary'yi akşam yemeği yemeye davet etti.

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir