Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

"genoodzaakt" içeren Felemenkçe örnek cümleler

genoodzaakt kelimesini Felemenkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 9'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Naar aanleiding van de demografische gegevens was de regering genoodzaakt een beleid aan te nemen dat het geboortecijfer zou stimuleren.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Plotseling was ik genoodzaakt een gedrag aan te nemen dat mijn leven voorgoed zou veranderen.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hij was genoodzaakt het plan op te geven.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Zij was genoodzaakt het plan op te geven.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

De weg liep dood, dus we waren genoodzaakt om te keren.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Mary zag zich genoodzaakt weer bij haar ouders in te trekken
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Vijf opeenvolgende jaren droogte, door onverwachte zandstormen verergerd, hebben de voedselvoorraden van de mensen uitgeput waardoor zij tot wanhoopsmaatregelen waren genoodzaakt om te overleven.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Om de genoemde redenen ben ik genoodzaakt mijn ontslag in te dienen.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ik was genoodzaakt om te stoppen.
Felemenkçe dilinden İngilizce diline çevir